Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/19243 E. 2013/19092 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19243
KARAR NO : 2013/19092
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram genel tatili ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı … A. Ş. avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.05.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı … A. Ş. adına Avukat ….. geldi. Tinsa Ltd. Şti. adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat ….. geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin Bursa Uluabat Kuvvet Tüneli ve Hes projesi işinde davalı alt işveren Tinsa Ltd. Şti. işçisi olarak çalıştığını, davalı şirketler arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğunu iş sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın işverenler tarafından feshedildiğini, hak kazandığı kıdem ve ihbar tazminatlarının eksik ödendiğini, işyerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, son iki aylık ücretinin ödenemediğini ileri sürerek, bakiye kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı … Tic. İnş. ve San. Ltd. Şti. vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini, hak kazandığı işçilik alacaklarının ödendiğini, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışılmadığını savunmuştur.
Davalı … A. Ş. vekili, diğer davalı şirket ile müvekkili şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davalılar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davalı alt işverenin iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı … A. Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacı işçinin fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık vardır.
Fazla çalışma yaptığı, hafta tatilinde, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışma yapıldığının, hafta tatilinde, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı ispat niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmaların bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, mahkemece davalılar ile arasında aynı konuda husumet bulunan davacı şahit beyanlarına itibar edilerek, davacının fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma iddiasını ispatladığı kabul edilmiş ise de, davacının işyerindeki çalışma düzenin yeterince araştırılmadığı görülmektedir.
Davalılar arasında imzalanan “Uluabat Kuvvet Tüneli ve Hes Projesi Yapım Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin ilgili maddelerinde, davalı … A. Ş. tarafından hazırlanan organizasyon şemasına uygun istihdamın davalı …. Şti. tarafından sağlanacağı; davalı …. Şti.’nin sözleşme kapsamındaki işlerin yerine getirilmesinde uymak zorunda olduğu iş programının karşılıklı mutabakatla hazırlanacağı ve davalı … A. Ş.’ nin onayıyla yürürlüğe gireceği; yapılacak aylık iş miktarı, çalıştırılacak kişi sayısının hazırlanacak iş programlarında gösterileceği; haftalık iş programlarının bir hafta öncesinden hazırlanarak sunulacağı ve benzeri hükümler düzenlenerek, davalı alt işveren Tinsa Ltd. Şti.’ nin işyerindeki çalışma saatleri ve çalışma biçiminin davalı asıl işveren Akenerji A. Ş.’ nin talimatıyla düzenleneceği ve asıl işverence denetleneceği kabul edilmiştir. Sözleşmede bahsi geçen, asıl işverenin, alt işverenin yapacağı işin düzenlenmesi ve denetlenmesi amacıyla yapılan düzenlemelere ve iş programlarına dair işlemlere ilişkin bilgi ve belgeler ise dosyada bulunmamaktadır.
Öncelikle, davalılar arasında imzalanan sözleşmeye dair, teknik şartname, organizasyon şeması, projeler ve sair tüm sözleşme ekleri dosyaya celp edilmelidir. Sözleşmede bahsi geçen, davalı asıl işveren Akenerji A. Ş.’ nin, davalı alt işveren Tinsa Ltd. Şti.’nin yapacağı işin düzenlenmesi ve denetlenmesi amacıyla hazırlanacağı öngörülen haftalık ve aylık iş programları, günlük çalışma saatlerine ve her bir bölümdeki işlerde çalıştırılan işçi sayısına ilişkin düzenlemelere dair belgeler, yer teslim ve işe başlama tutanakları, hak ediş ödemeleri, geçici ve kesin kabul belgeleri ve bu hususlara ilişkin olarak düzenlenen tüm kayıt ve belgeler davalı şirketlerden istenerek dosya kapsamına alınmalıdır. Bilgi ve belgelerin toplanılmasının ardından, uzman bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle işyerinde keşif yapılarak, davalılara arasındaki işin kapasitesi, hangi sürede ne kadar işçi ile gerçekleştirdiği işçinin fiilen çalıştırıldığı işin niteliği ve uyuşmazlık konusu dönemde ilgili birimde çalışan işçi sayısı belirlenmeli, işin yürütümü ile düzenlenen belgeler ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilerek davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması yaptırılıp yaptırılmadığı hususlarında bir sonuca varılmalıdır.
3-Davacı işçinin hak kazandığı aylık ücretlerinin ödenip ödenmediği hususunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 37. maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası ” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin şahitle ispatı mümkün değildir.
4857 sayılı Kanun’un 32. maddesinde, “Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesaplan dışında ödeyemezler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli şartların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren, işçinin aylık ücretlerinin banka hesabına yatırılmak sureti ile ödendiğini savunmaktadır. Bu husus dinlenilen davacı şahitlerinin beyanları ile de sabittir. Bu durumda, davacının banka hesabına ait kayıtlar celp edilerek denetlenmeksizin, son iki aya ait ücret alacaklarının ödenmediğinin kabul edilmesi de eksik incelemeye dayalı ve isabetsizdir. Yukarıda yazılı sebeplerden eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.