Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/19356 E. 2013/22712 K. 30.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19356
KARAR NO : 2013/22712
KARAR TARİHİ : 30.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret, ikramiye ücreti ile sosyal, öğle yemeği, aile-çocuk ve süt-yoğurt yardımı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının Çiğli Belediyesine ait işyerinde belediye işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin feshine müteakip feshin geçersizliği ve işe iade talebiyle açmış olduğunu, davanın kabul edildiğini ve onanarak kesinleştiğini, kanuni süresi içinde başvurmasına rağmen işe başlatılmadığını, bu sebeple hak ettiği işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin ödenmediğini, toplu iş sözleşmesine taraf sendika üyesi olduğunu, başlangıçtan itibaren davalı asıl işveren işçin sayılması gerektiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, husumet itirazında bulunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Uyuşmazlık davacının, davalının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlanmayacağı noktasında toplanmaktadır.
İşe iade dosyası ile davacı tarafından Çiğli Belediyesi ve Kafesan Çiğli Belediyesi Sosyal Hizmetler Ticaret Ltd. Şti. aleyhine açılan işe iade davasında mahkeme tarafından, davalı Kafesan Çiğli Belediyesi Sosyal Hizmetler Ticaret Ltd. Şti. yönünden açılan davanın işverenlik sıfatı bulunmadığından husumet yokluğundan reddine asıl ve gerçek işveren … yönünden davanın kabulüne, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, kanuni sürede başvuruya rağmen süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın ve dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsili gerektiğinin tespitine karar verildiği ve bu kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Davacının kanuni süresi içinde noter kanalıyla işe başlatılma başvurusunda bulunduğu, sözkonusu ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği, davalı işverenlikçe davacının bir aylık süre içinde işe başlatılacağına yahut başlatılmayacağına ilişkin bir irade beyanında bulunulmamıştır.
Dosya içeriğine göre davacı, davalının taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesini imzalayan iş kolundaki sendikaya 5/2008 tarihinde üye olmuştur. Üye sendika ile davalı 01.03.2008- 28.02.2010 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesini imzalamıştır. Davacının sendika üyeliğinin davalı işverene bildirilip bildirilmediği de dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Hükme esas bilirkişi raporunda ise davacının fark işçilik alacakları hesaplanırken, emsal sendika üyesi işçinin aldığı ücret ile davacıya ödenen ücret farkı dikkate alınmıştır.
Somut bu maddi ve hukuki olgulara göre davacının sendika üyeliğinin davalı asıl işverene bildirildiği tarih yararlanma tarihi olacağından, bu tarih araştırılmalı ve buna göre Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden faydalanıp faydalanmayacağı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
2-Kabule göre de davacı işçi iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ilişkin kesinleşen karardan sonra işe başlatılmak için işverene gönderdiği ihtarnamede işe başlatılmasını aksi halde boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatının ödenmesini istemiştir. İhtarname işverene tebliğ edilmiş, davacı bir aylık süre içinde işe başlatılmamıştır.
Mahkemece hüküm altına alınan boşta geçen süre ücretine davacının işe iade için işverene başvurduğu tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür.
İşveren, davacıyı işe başlatmak zorunda olduğu bir aylık sürenin bitimi itibariyle temerrüde düşer. Esasen işe iade kararında mahkemece işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti için ödeme gününün belirtilmiş olması da dikkate alındığında anılan tazminat ve alacaklar için işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekmemektedir. Davacının işe başlatılmak için süresinde işverene müracaatı ve işverenin bir aylık süre içinde işe başlatmaması temerrüt için yeterlidir. Bu sonuç, iş güvencesi hükümlerinin niteliğine de uygun düşmektedir.
Somut olayda, sözü edilen boşta geçen süre ücreti alacağa işverenin davacıyı işe başlatmak zorunda olduğu bir aylık sürenin bitimi olan tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Buna göre mahkemece işe başlatmama tazminatı faiz başlangıcı yönünden kurulan hüküm isabetli ise de boşta geçen süre ücreti alacağına işe iade başvurusu tarihinden faiz yürütülmesi hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.