YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20648
KARAR NO : 2013/18794
KARAR TARİHİ : 13.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının görev yeri özel talimatına aykırı davranmayı alışkanlık haline getirdiğini, davacının sıklıkla vardiyasını değiştirme ve özel işleri için izin istediğini, izin talepleri karşılanmadığında sağlık raporu aldığını, bu durumun diğer güvenlik görevlisi çalışanlarının huzursuz olmasına neden olduğunu, Temmuz ayına ait puantaj kaydına göre davacının 15 gün rapor aldığını sadece 12 gün çalıştığını, sık sık rapor alınmasının fesih için geçerli neden olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etti.
Mahkemece, davacının çalışma ortamında disiplinsiz davranışları olmadığı, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenlere dayanarak feshedilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 16.05.2008-15.08.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin talimatlara uygun davranmaması gerekçesiyle haklı neden belirtilerek feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının iş sözleşmesi talimatlara uygun davranmaması gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı incelendiğinde davacının farklı tarihlerde görevlerinin gereğine aykırı davranışları nedeniyle tutanaklar tutulduğu ve ihtar edildiği anlaşılmaktadır. Bunun yanında yine dosya kapsamından davacının sık sık rapor aldığı görülmektedir. Davacının bu davranışları ile davalı işyerindeki iş ortamını bozacağı ve iş ilişkisini çekilmez hale getireceği açık olmakla birlikte bu durum davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshi gerektirecek ağırlıkta da değildir. Hal böyle olunca tüm dosya kapsamına göre davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu gerekçe ile mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekli iken kabulüne ilişkin karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 110,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.