Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/21692 E. 2013/20972 K. 08.10.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 12.02.2024 03:13


YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21692
KARAR NO : 2013/20972
KARAR TARİHİ : 08.10.2013


MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, yıllık izin, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işveren vekili, müvekkili şirkete ait iş yerinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Kayseri Bölge Müdürlüğü iş müfettişleri tarafından 29.11.2011 tarihinde gerçekleştirilen teftiş sonucunda, işyerinde haftalık çalışma süresinin 45 saati aştığı işçilerin fazla çalışma ücret alacaklarının bulunduğu ve 28.10.2012 tarihinde yarım gün genel tatil olmasına rağmen işyerinde çalışma yapıldığı yönünde tespit tutanağı tanzim edildiğini, düzenlenen tutanak ve rapor içeriğindeki tespitlerin gerçeğe uygun olmadığını ileri sürerek ilgili müfettiş raporunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekili, itiraza konu iş müfettişi raporunun işveren vekillerinin beyanları doğrultusunda gerçeğe uygun düzenlendiği ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu iş müfettişi raporundaki fazla çalışmaya ilişkin tespitlerin doğru olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir .
Kararı süresi içerisinde davacı vekili temyiz etmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 91. maddesinde, devletin çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını denetleme ve teftiş etme görevinin bulunduğuna işaret edilmiş ve bu görevin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının teftiş ve denetlemeye yetkili iş müfettişlerince yapılacağı, iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüklerince inceleneceği düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 92. maddesinde ise, çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri tarafından tutulan tutanak ve raporların aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğu ve işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebileceği öngörülmüştür .
İş Müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların İşçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca iş mahkemesinde itiraz edilmesi bir davadır . İtiraz davası, her ne kadar iş müfettişinin hazırladığı rapora karşı açılmış gibi görünse de esas olarak bu davanın konusunu ilgili rapor veya tutanakta belirtilen işçi hak ve alacakları oluşturmaktadır .
Dava konusu itirazı gerçekleştirilentarafa göre davanı niteliği değişecektir.İş müfettişleri tarafından düzenlenen rapor veya tutanağa, işçi tarafından belirlenen işçilik alacağının daha fazla olduğu ileri sürülerek itiraz edilmesi halinde bu davanın bir eda davası olduğu kabul edilmelidir. İtirazın işveren tarafından, belirlenen alacağın tamamen veya kısmen mevcut olmadığı ileri sürülerek yapılması halinde ise, açılan dava menfi tespit davası niteliğindedir .
Hukuki bir durumun belirlenmesini amacını taşıyan tespit davası veya karşı tarafın bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkum edilmesi talebi ile açılan eda davası, aleyhine sonuç doğuracak kişi veya kişiler aleyhine açılabilecektir. İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporlar ve tutulan tutanaklara itiraz davasında husumet, davanın kabulünden zarar görecek ve daha önce de belirtildiği gibi aleyhine hukuki sonuç doğacak kişilere yöneltilmelidir.
Bu durumda; itiraza konu rapor ve tutanakta işçi alacağının eksik belirlendiği ileri sürülerek açılan davada, işçinin davacı, işverenin ise davalı olarak kabul edilmesi gerekir. Buna karşın, itiraz konusu işçilik alacağının tamamen veya kısmen mevcut olmadığı ileri sürülerek açılan menfi tespit davasında ise; davacının işveren, davalının ise işçi olacağı tartışmasızdır .İtiraz davasının, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aleyhine açılması halinde ise dava pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddedilmelidir .
Somut olayda, davacı işveren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişleri tarafından düzenlenen ve işçilerin fazla çalışma ve genel tatil ücret alacaklarının bulunduğu yönünde tespit içeren rapora, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını ileri sürerek itiraz ettiğinden husumetin davanın kabulünden zarar görecek ve aleyhine hukuki sonuç doğacak işçilere yöneltilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması ve davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aleyhine açılan davanın dava şartı olan husumet ehliyeti yönünden reddedilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 08.10.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.