Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/21750 E. 2013/19396 K. 20.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21750
KARAR NO : 2013/19396
KARAR TARİHİ : 20.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalı belediyenin seçimler sonrasında 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca beş belediyenin birleşmesi sonucu kurulduğunu, belediyenin bir kamu kurumu olup norm kadro ilkeleri ve bütçe rejimi ile uyumlu olarak hizmet vermek zorunda olduğunu, belediyenin bütçe potitikası doğrultusunda gider bütçesinin daraltılması hedefi gözetilerek önlemler alınmaya çalışıldığını, davacının geçici görevlerde çalıştırıldığını, sürekli çalışacağı bir bölüm bulunmadığını, işyerinde personel fazlalığı olduğunu, bu doğrultuda öncelikle emekliliği hak eden işçilerin iş sözleşmesinin fesih edildiğini, davacınında iş sözleşmesinin bu şekilde fesih edildiğini, feshin geçerli sebebe dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulduğu, bozma ilamı doğrultusunda davalı işverene müzekkere yazılarak norm kadro çalışmaları ile ilgili belgelerin istendiği, davalı işverenin 08.04.2013 tarihli yazısında, belediyenin norm kadroya göre olması gereken işçi sayısının 86 kişi olduğu, ancak fesih tarihi olan 12.01.2012 tarihi itibari ile mevcut çalışan işçi sayısının 125 kişi olduğu, 39 sürekli işçi sayısı fazlalığı bulunduğu, 7 kişinin kendi isteği ile emeklilik sebebi ile işyerinden ayrıldıkları, 12 kişinin ise iş sözleşmesinin emeklilik sebebi ile fesih edildiği, 23 personelin norm kadro fazlalığı sebebi ile başka kurumlara nakil edildiği, 2 personelinde istifa ettiği, işyerine yeni personel alımı yapılmadığı hususlarının bildirildiği, davacı tarafından dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, buna göre işyerinde norm kadro çalışmasının yapıldığı ve bu çalışmaya göre fesih tarihi itibari ile 39 personel fazlalığı bulunduğu, davalı işveren tarafından emeklilik sebebi ile iş sözleşmelerinin fesih işleminin emekliliğini hak eden diğer işçilere objektif bir şekilde uygulandığı, işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinde emekliliği hak eden işçilerle ilgili bir düzenleme bulunmadığı, ayrıca davacının fesih tarihi itibari ile sosyal güvenlik kurumuna yaşlılık aylığına hak kazandığı, dolayısı ile davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı, mahkemece bozma ilamının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacının 23.03.1998 – 14.01.2012 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde daimi işçi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 12.01.2012 tarihli fesih bildirimi ile belediyenin 2012 yılı bütçe politikası doğrultusunda gider bütçesinin daraltılması hedefi gözetilerek Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden davacının emekliliği hak etmiş olması sebebiyle Başkanlık makamının 12.01.2012 tarihli ve 36 sayılı olurları ve 4857 sayılı Kanun’un 17. maddesi gereğince 14.01.2012 tarihinden itibaren kanuni hakları ödenerek feshedildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece verilen 12.04.2012 tarihli kararın, “mahkemece tarafların beyanlarına göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de davalı belediyenin gider bütçesinin daraltılması hususunda önlemler alıp almadığı, bu konuda işletmesel karar alıp almadığı, almış ise işletmesel kararı tutarlılıkla uygulayıp uygulamadığı, bu kapsamda iş sözleşmesinin feshinden başka alınacak başka tedbirler bulunup bulunmadığı, fesih öncesi ve sonrasında işyerine davacı ile aynı nitelikte işçi alımı yapılıp yapılmadığı araştırılarak, fesih tarihi itibariyle işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi olup olmadığı, var ise davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yaralanmadığı, yararlanıyor ise toplu iş sözleşmesinde emekliliği hak eden işçilerle ilgili bir düzenleme bulunup bulunmadığı belirlenerek, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu dosyasıda getirtilerek emekliliğe hak edip etmediğide ortaya konularak, gerekirse işyerinde uzman bilirkişi aracılığı ile keşif yapılarak tesbit edildikten sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.” gerekçesiyle Dairemizce bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak, toplu iş sözleşmesinin getirtildiği, davacının fesih tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbit edildiği ve davalının bildirdiği cevaplara göre davanın reddine karar verildiği, gerektiğinde keşif yapılarak ve bilirkişi raporu alınarak, davalı belediyenin gider bütçesinin daraltılması hususunda önlemler alıp almadığı, bu konuda işletmesel karar alınıp alınmadığı, alınmış ise işletmesel kararın tutarlılıkla uygulanıp uygulamadığı, bu kapsamda iş sözleşmesinin feshinden başka alınacak başka tedbirler bulunup bulunmadığı, fesih öncesi ve sonrasında işyerine davacı ile aynı nitelikte işçi alımı yapılıp yapılmadığı hususlarının tesbit edilmediği anlaşılmış olup, Dairemizin 12.10.2012 tarihli bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.