YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21879
KARAR NO : 2013/22889
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini beyanla davacının işe iadesine, sekiz ay işe başlatmama tazminatı ve dört ay boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, tutulan tutanaklara göre yönetime itaatiszlikte bulunan davacının kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle iş sözleşmesi fehsedildiğinden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece fesih geçersiz kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz etmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden 16.1.2008 tarihinden beri davalıların oluşturduğu ortaklık girişimi işyerinde genel hizmetli olarak işe alınan davacının en son güvenlikçi olarak çalışırken; kalite güvence müdürü ile görüşmek isteyen alkollü bir şahsın içeri alınmaması talimatına rağmen içeri alınması sonucu şahsın müdüre hakaret edip üzerine yürüdüğü olayla ilgili ve ayrıca işyerinde görevlerini yerine getirmediğine dair tarihsiz tutanakların bulunduğu fesih bildiriminde ise tüm bu olay ve tutanaklar ilgi gösterilerek yönetime karşı itaatsizlikte bulunduğu gerekçesi ile iş sözleşmesinin 11.12.2012 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacı yöneticiye karşı saldırıda bulunduğu iddia edilen kişiyi kendisinin içeri almadığını nöbetini devrettikten sonraki süreçte şahsın içeri girdiğini iddia etmiştir. Olayla ilgili olarak düzenlenen 13.06.2012 tarihli ihtarnamede kamera kayıtlarına göre bölgeden uzaklaştırılmayan şahsın görüşme isteğindeki ısrarının bildirilmediği, görevden sonra bu şahısla bir kaç kez görüşme yaptığı, niyetini bildiği halde içeri girmesine seyirci kaldığı güvenlik zaafiyetine sebep olduğu eylemlerin tekararı halinde 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesine göre sözleşmesinin feshedileceğinin bildirildiği anlaşılmkatadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemleri Kanunu’nun 31. maddesine göre hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda maddi ve hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabilceği ve de delil gösterilmesini istebileceği açıkça belirtilmiştir. Somut olayda davacı, yöneticiye karşı saldırgan davranış gösteren şahsın kendi görev saatleri içerisinde içeri alınmadığını belirtmiş, davalı ise olaydan davacının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda olayın aydınlatılması için zorunlu olarak şahsın hangi saatte içeri girdiği, davacının görevinin hangi saatte sona erdiği açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.10.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davalı işverene ait işyerinde 16.01.2008-11.12.2012 tarihleri arasında çalışan davacının iş sözleşmesi işverence 11.12.2012 tarihli fesih bildirimi ile “ hakkınızda tutulan tutanaklar esas olmak üzere yönetime itaatsizlik” gerekçesi ile ihbar ve kıdem tazminatı ödenmek suretiyle feshedilmiştir.
Öncelikle iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca davacının davranışlarından kaynaklanan sebeple feshedildiği belirtildiği halde aynı Kanunun 19. maddesi gereğince fesihten önce savunması alınmamıştır. Bu husus tek başına feshin geçerli sebebe dayanmadığının kabulünü gerektirir.
Öte yandan, fesih bildiriminde belirtilen tutanaklar fesihten altı ay öncesine ait olduğu gibi, bozma kararında sözü edilen olaydan dolayı davacıya 13.06.2012 tarihli ihtar cezası da verilmiştir. Aynı olaydan dolayı altı ay sonra iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığı kabul edilemez. Davalı işverenin tanık listesini sunmaması ve davacının yönetime itaatsizliği konusundaki iddiası ile ilgili yeterli ve inandırıcı herhangi bir delil sunmaması karşısında, feshin geçerli nedene dayanmadığını tespit eden mahkeme kararının onanması gerekir. Bu nedenle Sayın Çoğunluğun araştırmaya yönelik bozma görüşüne katılamıyorum. 31.10.2013
..