Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/23293 E. 2014/33617 K. 27.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23293
KARAR NO : 2014/33617
KARAR TARİHİ : 27.11.2014

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2013
NUMARASI : 2010/950-2013/304

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi l tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, iş sözleşmesinin işverence aynı konuda faaliyet gösteren bir işyeri açtığı iddiası ile haksız olarak fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili işyeri elemanı iken haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiği gibi, işveren aleyhine kötüleme, karalama ve işverenin müşterilerini elde ettiği bilgilerle kendisine bağlamak gibi zincirleme suçlar sebebiyle, şirket bünyesinde çalışırken aynı anda kendi adına iş yapan ve işyeri açan davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, müvekkili şirketin şikayeti üzerine davacı hakkında Kartal 6. Sulh Ceza Mahkemesinde açılan davayı öğrenir öğrenmez kendisine kanuni hak kazanmak amacıyla haksız olarak 06.08.2010 tarihinde ihtarname keşide ederek müvekkili şirketi baskı altına almaya çalıştığını, davacının hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya içeriğinde davacının yaptığı iddia olunan eylemlere ilişkin olarak herhangi bir belge ve bulgunun ibraz olunmadığı, esasen davalı işverenlikçe ceza dosyasına sunulan belgelerin incelenmesinden, davacının üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığının tespit edildiği belirtilerek davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ceza davasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Bir davadaki asıl sorun hakkında karar verilebilmesi için daha önce çözülmesi gereken bir sorunun başka bir mahkeme tarafından başka bir davada karara bağlanması gereken hallerde bekletici mesele sözkonusu olur.
Derdest olan bir davanın sonuçlanmasının başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için bekletici mesele yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması ve iki dava arasında bağlantı bulunması gerekir. Mevcut olup olmadığı diğer davada kesin olarak karara bağlanacak olan hukuki ilişkinin, kısmen veya tamamen bekletilerek davaya etkili olması başka bir ifadeyle diğer dava hakkında verilecek hükmün bekletilerek davada verilecek hükmü etkileyecek nitelikte olması gerekir.
Davacı hakkında Kartal 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/1456 esas sayılı dosyası ile 6762 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açıldığı, verilen beraat kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 10.06.2014 tarihli ilamı ile bozulduğu ve henüz neticelenmediği anlaşılmaktadır. Sözkonusu ceza davası feshe konu eylemlerle ilgili olup, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebi açısından maddi olgunun açıklığa kavuşması için ceza davası bekletici mesele yapılmalıdır. Ceza davasının sonucu beklenmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalıdır.
3-Diğer yandan, davalı işveren tarafından davacının eşinin aynı faaliyet alanında işyeri açtığı iddia edilmesine göre, davacının eşinin açtığı iddia edilen işyeri ile ilgili belgeler de celbedilerek, tüm deliller birarada değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.