YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23398
KARAR NO : 2013/21639
KARAR TARİHİ : 21.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. Müşteriler İşletme Müdürlüğü avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini, feshin sendikal sebebe dayandığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının da belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …, ihale makamı olduklarını, davalılar arasında alt işveren- asıl işveren ilişkisi olmadığı gibi davacı ile aralarında da işçi- işveren ilişkisi olmadığını, bu sebeple kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davacının iş sözleşmesinin ardı ardına iki iş günü işe devamsızlık yaptığı gerekçesi ile haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece feshin geçerli sebebe ve sendikal sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin BEDAŞ işyerindeki işine iadesine, işe başlatma tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanması sebebi ile davalı şirket aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı … temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davalı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. ile diğer davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli veya muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve davacının iş sözleşmesinin işverence haklı ya da geçerli bir sebeple feshedilip feshedilmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğuna ilişkin müfettişce yapılan tespite karşı yapılan itirazın mahkemesince reddedilerek muvazaanın kesinleştiği anlaşılmakla, davalı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 25 II.- ( g) bendinde, “İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermemektedir. Devamsızlığın haklı bir sebebe dayanması halinde işverenin derhal ve haklı sebeple fesih imkanı bulunmamaktadır.
İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı Kanun’un 32/4. maddesinde ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. Yine 4857 sayılı Kanun’u da, 5953 sayılı Basın İş Kanununun 14. maddesinde öngörüldüğü gibi ücretin peşin ödeneceği öngörülmemiştir. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sora ödenmelidir.
Somut olayda, davalı … nezdinde sayaç okuma elemanı olarak çalışmakta olan davacının iş sözleşmesi, ardı ardına iki gün işe devamsızlık yaptığı gerekçesi ile feshedilmiştir. Davacı ise, sendikaya üye olan 120-130 işçinin üyelikten 1-2 ay sonra işten çıkartıldığını, sendikaya üye olduktan sonra ücretlerin ödenmemesi sebebi ile altıyüz işçinin iş görme borcundan kaçındığını, sendikasız işçilerin işe devam ettiğini, sendikalı işçilerin ise işten çıkartıldığını iddia etmiştir. Mahkemece, davacının iş görme edimini ifadan kaçındığı tarihte kanunun aradığı anlamda ödenmeyen (ödeme gününden sonra yirmi gün geçtiği halde ödenmeyen) ücret alacağı olup olmadığı yeterince aydınlatılmamıştır. Davacının ücretinin ne şekilde eksik veya hiç ödenmediği, ücretin ödenmesi gerektiği gün ile iş görmekten kaçınma hakkının kullanıldığı tarih arasında 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesinde öngörülen yirmi günlük sürenin dolup dolmadığı açıklığa kavuşturulmalı, varsa ödeme savunmasına ilişkin kayıt ve belgeler davalı taraftan istenerek sonucuna göre davacının eyleminin haklı olup olmadığı belirlenmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Davacı temyizine gelince, mahkemece yukarıdaki araştırma ve incelemeler yapıldıktan sonra feshin geçerli sebebe dayanmadığının tespiti halinde; feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında ihtilaflıdır.
Mahkemece, feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme de yetersizdir. Dosya içeriğine göre, sendikanın yetki tespiti başvurusunda bulunup bulunmadığı ve yetki alıp almadığı ile işyerinde fesih tarihi itibari ile çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi feshedilen, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması devam eden işçiler olup olmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Ayrıca, iş görme ediminden kaçınan ve altıyüz kişi olduğu belirtilen işçilerin kaçının sendikalı olduğu, bunlardan kaçının işten çıkartıldığı, işten çıkartılanların kaçının sendikalı olduğu, bu kişilerden istifa edip de çalışmaya devam eden kaç kişi olduğu, ödenmemiş ücret alacakları var ise ücreti ödenmeyen işçilerin kaçının sendikalı olduğu da işyerindeki kayıt ve belgelerde inceleme yetkisi verilen bir bilirkişi tarafından tespit edilmelidir. Feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.