YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23624
KARAR NO : 2014/33133
KARAR TARİHİ : 25.11.2014
MAHKEMESİ : Niğde İş Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2013
NUMARASI : 2012/45-2013/160
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde 05.03.1990 – 20.02.2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin S.S. Niğde Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefaret Kooperatifi başkanlık seçimlerinde aday olması sebebi ile haksız ve kötüniyetli sona erdirildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatları ile yıllık izin alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin kooperatif başkanlık seçimini kaybetmesinden sonra talebi üzerine sonlandırıldığını hak kazandığı kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesi davalı işverence feshedilen davacı işçiye, hak kazandığı kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği, her ne kadar iş sözleşmesi kooperatif başkanlığı seçimlerinden sonra feshedilmiş ise de işveren tarafından iş sözleşmesi devam eder iken davacıya seçim çalışmaları yapabilmesi için esnek mesai hakkı tanındığı ve henüz hak kazanmamasına yıllık izin ve kıdem tazminatı alacaklarını ödendiği, bu sebeple feshin kötü niyetli olduğunun kabul edilmeyeceği gerekçesi ile kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine yıllık izin ücret alacağı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkide kötüniyet tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin taraflarca ihbar süresi tanınmak suretiyle ya da ihbar tazminatı ödenerek her zaman feshi mümkün ise de, bu hakkın da her hak gibi 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca dürüstlük ve objektif iyiniyet kurallarına uygun biçimde kullanılması gerekir. Aksi takdirde fesih hakkının kötüye kullanılmış olduğundan söz edilir.
Fesih hakkını kötüye kullanan işveren, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca, bildirim sürelerine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bahsi geçen tazminata uygulamada kötüniyet tazminatı denilmektedir.
4857 sayılı Kanun’un 17. maddesinin altıncı fıkrasının açık hükmü gereğince, iş güvencesi kapsamında olan işçiler yönünden kötüniyet tazminatına hak kazanılması mümkün değildir.
4857 sayılı Kanunda genel anlamda fesih hakkının kötüye kullanılmasından söz edilmiştir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, işçinin işvereni şikâyet etmesi, aleyhine dava açması veya tanıklık yapması sebeplerine bağlı fesihlerin kötüniyete dayandığı kabul edilmelidir. Tazminat miktarının belirlenmesi de Kanun ile açıklığa kavuşturulmuş, “kötüniyet tazminatının” ihbar sürelerine ait ücretin üç katı tutarında olacağı belirtilmiş ve ayrıca ihbar tazminatının da ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı Kanun’un 17. maddesinin son fıkrasındaki düzenleme kötüniyet tazminatını da kapsamakta olup, bu tazminatın hesabında da işçiye ücreti dışında sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatler dikkate alınmalıdır.
Somut olayda; davacı kooperatif başkanlığı seçimlerine aday olması sebebi ile iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kötüniyet tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmektedir.
Davacı ve davalı tanıklarının ortak anlatımı ile, davacının iş sözleşmesinin seçimlerde başkan adayı olması sebebi ile feshedildiği, aynı işyerinde çalışan kızı ve damadı ile seçimde davacıyı destekleyen diğer bir çalışanın da aynı gün işten çıkarıldığı sabittir.
Her ne kadar, davacının talebi üzerine fesihten dokuz ay önce yıllık izin ve beş ay önce de kıdem tazminatı alacakları davacıya toplu olarak ödenmiş ise de, bu husus feshin gerçek sebebini ortadan kaldırır nitelikte değildir. İşveren tarafından işçinin başkanlık seçimine aday olması sebebi ile gerçekleştirilen feshin kötüniyetli olduğunun kabulü gerekir. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, kötü niyet tazminatı istemi yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.11.2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.