Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/24033 E. 2013/21267 K. 10.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/24033
KARAR NO : 2013/21267
KARAR TARİHİ : 10.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacı çalışmaktayken bölge müdürünün davacıyı telefonla arayarak, sözlü olarak herhangi bir neden olmaksızın iş sözleşmesini feshettiğini, işinin gereği olan araç ve evrak dokümanları iade etmesini istediklerini, yazılı bildirim yapılmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının çalıştığı süre içinde verimli olamadığını sürekli bu konuda uyarı aldığını, işten çıkarılmadan önce bir şans daha verildiğini ancak performansından herhangi bir düzelme olmadığını, feshin zorunlu hale geldiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacıya hedeflerin gerçekleştirilememesi nedeniyle iki kez uyarı ve bir kez kınama cezası verildiği, ardından ise disiplin kurulu kararı ile sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmıştır. Bu durum karşısında belirlenen hedefleri tutturamadığını tespit eden işveren yönünden; iş ilişkisinin devamını beklemek mümkün olmadığından, feshin geçerli nedene dayandığı, daha önce uyarı ve kınama cezası verilmiş olması nedeniyle feshin son çare olması ilkesine uyulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosya içeriğine göre, tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, genel müdürlük tarafından verilen hedefleri gerçekleştirememesi nedenine dayalı olarak feshedilmiştir. Davalı tarafından delil olarak sunulan disiplin kurulu kararı, savunmada belirtilen disiplin uygulamaları ve işçinin savunmaları incelendiğinde, tüm bu işlemlerin davacının ıms verilerine göre hedeflerini realize edememesi durumuna bağlı olduğu görülmektedir. Davacı, işverene ait ilaç ve tıbbi ürünlerin ilgili doktor ve eczacılara tanıtımı işini yürütmektedir. İş sözleşmesinde kendisine getirilmiş ayrıca satış yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu tür ürünlerin satışı, sadece işçinin tanıtım faaliyetine bağlı olmayıp, doktorların ilaç yazma tercihi, rakip ürünlerin mevcudiyeti, Sağlık Bakanlığının uygulamaları gibi başka dış etkenler de belirleyici nitelik taşımaktadır. Somut olayda işçinin verilen işi talimatlara uygun şekilde yerine getirmediği de iddia edilmemiştir. Sadece ilaç ve ürün satış rakamlarına dayalı şekilde belirlenen hedef gerçekleştirememe durumu geçerli fesih nedeni değildir. Mahkemece işe iade talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 209,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 10.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.