YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/24248
KARAR NO : 2013/21220
KARAR TARİHİ : 09.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, … Çalışma Genel Müdürlüğünün usul ve kanuna uygun olmayan 21.12.2011 tarihli olmuz tespit yazısının ve Belediye-İş Sedikasının Haymana Belediyesi İşletmesinde çoğunluğunun bulunduğuna dair yetki tespit yazısının iptaline müvekkil Hizmet-İş Sendikasının Haymana Belediyesi İşletmesinde 02.11.2011 yetki tespit başvuru tarihi itibarıyla toplu iş sözleşmesi yapmak üzere çoğunluğunun bulunduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacı ile davalı sendikanın 02.11.2011 tarihinde Haymana Belediyesi işletmesi için yetki tespit talebinde bulunduklarını, davalı Bakanlıkça işyerinde 92 işçinin çalıştığını ve bu işçilerden 54 tanesinin davalı, 35 tanesinin ise davacı sendika üyesi olduğunu tespit edilerek davacı sendika için olumlu, davalı sendika için ise olumsuz yetki tespit işlemi yapıldığını, oysa 6111 sayılı Kanun’un 166. maddesi gereğince ihtiyaç fazlası personelin başka kurumlara nakledilmesi neticesinde işyerinde çalışan sayısının yanlış belirlendiğini iddia ederek olumlu ve olumsuz yetki tespitlerinin iptali ile yetkili sendika olduğunun belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı bakanlık vekili; açılmış bulunan dava nedeni ile müvekkil Bakanlık tarafından yapılan tespitin doğru ve yerinde olduğunu, davacı sendikanın başvurusu üzerine verdiği belgeler ve delillerle tespit yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Sendika vekili; öncelikle derdestlik ve zaman aşımı itirazında bulunduklarını, açılmış bulunan dava nedeni ile … tarafından yapılan tespitin yerinde olduğunu ve tespit başvuru tarihi itibarıyla müvekkil sendikanın Haymana Belediye Başkanlığı bünyesinde toplu iş sözleşmesi yapmak için gerekli çoğunluğa sahip olduğunu, davacı sendikanın beyanlarının tespit başvuru tarihi itibarıyla davaya konu belediyede çalışan işçilerin büyük çoğunluğunun müvekkil sendika üyesi olduğunu ve bakanlık tarafından yapılan tespitin doğru olduğunu, ataması yapılan işçilerin müvekkil sendika üyesi olduğunu ve işçilerin başka kuruma gönderilmiş olması sebebiyle iş kolunun değişmediğini belediye ile olan ilişkilerinin devam ettiğini, müvekkil sendikanın toplu iş sözleşmesi için yeterli çoğunluğa sahip olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak davalı işyerinde başvuru tarihinde 29 işçinin çalıştığı, tamamının davacı sendika üyesi olması sebebiyle davacı sendikanın işyerinde çoğunluğu sağladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun geçici 6. maddesinin 3. fıkrasında “Ocak 2013 istatistiklerinin yayımlandığı tarihe kadar, Bakanlığa yapılmış olan yetki tespit başvuruları ile taraf oldukları bu Kanunun yürürlüğünden önce imzalanmış toplu iş sözleşmesi Ocak 2013 istatistiklerinin yayımı tarihinden sonra sona erecek olan sendikaların, bir sonraki toplu iş sözleşmesiyle sınırlı olmak üzere yapacakları yetki tespit başvuruları mülga 2822 sayılı Kanunun 12’nci maddesine göre Bakanlıkça yayımlanmış Temmuz 2009 istatistiklerine ve mülga 2822 sayılı Kanunda belirtilen hükümlere göre sonuçlandırılır.” denilmiştir. Dava tarihinden sonra 10.01.2013 tarihinde hükme yeni bir cümle eklenmiştir. Söz konusu cümle ise, “Ancak, en son yayımlanan 2009 istatistiğinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi için başvuru hakkına sahip işçi sendikalarının 7.11.2012 tarihinde ve sonraki bu fıkraya göre yapacakları yetki tespit talepleri, 41 inci maddede yer alan işyeri veya işletme çoğunluğu şartlarına göre sonuçlandırılır.” şeklindedir.
Belirtilen hükümler uyarınca somut olay bakımından yetki tespit başvuruları mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 12. maddesi ile Temmuz 2009 istatistiklerine ve yine 2822 sayılı Kanunda belirtilen hükümlere göre sonuçlandırılacaktır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2822 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrasında, “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde onunun (tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) üyesi bulunduğu işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinin her birinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının kendi üyesi bulunması halinde bu işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir. İşletme sözleşmeleri için işyerleri bir bütün olarak nazara alınır ve yarıdan fazla çoğunluk buna göre hesaplanır…” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un 13. maddesinde, “Bir toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazıyla başvurarak kurulu bulunduğu işkolunda üye sayısı itibariyle yüzde on (tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) oranını sağladığının belirlenmesini ve sözleşmenin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinde başvuru tarihinde çalışan işçiler ile üyelerinin sayısının tespitini ister. İşçi sendikası kendisinde bulunan üyelik fişlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yetki için başvurduğu tarihten itibaren üç işgünü içinde işverene vermek zorundadır.
Çalışma Bakanlığı, kayıtlarına göre sendikanın çoğunluğu haiz olması halinde, toplu iş sözleşmesi yapma başvurusunu işyerindeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikalarıyla taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene başvurunun alındığı tarihten itibaren altı işgünü içinde başvuru tarihindeki kayıtlara göre bildirir. Çoğunluğu haiz olmadığının tespiti halinde bu bilgiler sadece başvuran sendikaya aynı süre içinde bildirilir.” denilmiştir.
Diğer taraftan 6111 sayılı Kanun’un 166. maddesinin 5. fıkrasında, “Ataması tekemmül ettirilen işçiler, çalıştıkları kurumlarınca atama emirlerinin tebliğini izleyen günden itibaren beş iş günü içinde yeni görevlerine başlamak zorundadırlar. Bu süre içinde yeni kurumunda işe başlamayan işçilerin atamaları iptal edilerek 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesine göre iş sözleşmeleri sona erdirilir.” hükmü yer almıştır.
Somut olayda davacı … davalı sendikanın 02.11.2011 tarihinde Haymana Belediyesi işletmesinde çoğunluğu sağladıkları iddiasıyla yetki tespit talebinde bulundukları, davalı bakanlıkça 92 işçiden 54’nün davalı, 35’nin ise davacı sendika üyesi olduğu gerekçesiyle davalı hakkında olumlu davacı hakkında ise olumsuz yetki tespit işleminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6111 sayılı Kanun’un 166. maddesi gereğince ihtiyaç fazlası personelin nakil işlemi nedeniyle başvuru tarihindeki işçi sayısının ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre başvuru tarihinde 29 işçinin çalıştığı ve bunlardan 28 tanesinin davacı sendika üyesi olduğuna dair üye kayıt fişleri ibraz edildiği görülmektedir. Diğer işçilerin ise 6111 sayılı Kanun’un 166. maddesi gereğince nakillerinin yapılıp ilişiklerinin kesildiği müşahede edilmektedir.
Dosyada sadece beş işçinin (Bayram Keskin, Elif Özkan, Murat Ölmez, Ramazan Emektar, Ufuk Güney) yeni görev yerlerinde başladığına dair ilgili kurumların yazıları mevcuttur. İşçilerin 14.10.2011 tarihinde ilişiklerinin kesildiği dikkate alındığında atamaları iptal edilen olup olmadığı, varsa bunlar hakkında ne gibi işlem yapıldığı açık değildir. Yine bu kapsamda iş sözleşmeleri feshedilen varsa bunlardan işe iade davası açan olup olmadığı, varsa sonucunun ne olduğu net değildir. Öncelikle mahkemece bu hususlar açıklığa kavuşturulmalıdır. Bundan sonra ulaşılan sonuca göre karar verilmelidir.
Bütün bunlara ek olarak, mahkemece kabul edilen sonuca göre de hüküm kısmında sadece davanın kabulü ile yetinilerek yetki tespit işlemlerinin iptal edilmemesi ve yetkili sendikanın tespit edilmemesi hatalıdır.
Yukarıdaki esaslara aykırı olacak şekilde eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.