YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/24870
KARAR NO : 2013/21597
KARAR TARİHİ : 21.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı …Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini, feshin sendikal sebebe dayandığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının da belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı BEDAŞ, ihale makamı olduklarını, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmadığı gibi davacı ile aralarında da işçi-işveren ilişkisi olmadığını, bu sebeple kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davacının iş sözleşmesinin ardı ardına iki iş günü işe devamsızlık yaptığı gerekçesi ile haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece feshin geçerli sebebe ve sendikal sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin BEDAŞ işyerindeki işine iadesine, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanması sebebi ile davalı şirket aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı …Ş. vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davalı …Ş. ile diğer davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli veya muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve davacının iş sözleşmesinin işverence haklı ya da geçerli bir sebeple feshedilip feshedilmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğuna ilişkin müfettişce yapılan tespite karşı yapılan itirazın mahkemesince reddedilerek muvazaanın kesinleştiği anlaşılmakla, davalı …Ş.’nin bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 II-(g) bendinde, “İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermemektedir. Devamsızlığın haklı bir sebebe dayanması halinde işverenin derhal ve haklı sebeple fesih imkanı bulunmamaktadır.
İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı Kanun’un 32/4. maddesinde ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. Yine 4857 sayılı Kanunu da, 5953 sayılı Basın İş Kanunu’nun 14. maddesinde öngörüldüğü gibi ücretin peşin ödeneceği öngörülmemiştir. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sora ödenmelidir.
Somut olayda, davalı BEDAŞ nezdinde sayaç okuma elemanı olarak çalışmakta olan davacının iş sözleşmesi, ardı ardına iki gün işe devamsızlık yaptığı gerekçesi ile feshedilmiştir. Davacı ise, sendikaya üye olan 120-130 işçinin üyelikten 1-2 ay sonra işten çıkartıldığını, sendikaya üye olduktan sonra ücretlerin ödenmemesi sebebi ile altıyüz işçinin iş görme borcundan kaçındığını, sendikasız işçilerin işe devam ettiğini, sendikalı işçilerin ise işten çıkartıldığını iddia etmiştir. Mahkemece, davacının iş görme edimini ifadan kaçındığı tarihte kanunun aradığı anlamda ödenmeyen (ödeme gününden sonra yirmi gün geçtiği halde ödenmeyen) ücret alacağı olup olmadığı yeterince aydınlatılmamıştır. Davacının ücretinin ne şekilde eksik veya hiç ödenmediği, ücretin ödenmesi gerektiği gün ile iş görmekten kaçınma hakkının kullanıldığı tarih arasında 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesinde öngörülen yirmi günlük sürenin dolup dolmadığı açıklığa kavuşturulmalı, varsa ödeme savunmasına ilişkin kayıt ve belgeler davalı taraftan istenerek sonucuna göre davacının eyleminin haklı olup olmadığı belirlenmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.