Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/24970 E. 2013/21222 K. 09.10.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 12.02.2024 03:31
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/24970
KARAR NO : 2013/21222
KARAR TARİHİ : 09.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, olumsuz yetki tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacı sendikanın 10.05.2010 tarihinde davalı işveren işyerlerinde çoğunluğu sağladığının tespiti için davalı bakanlığa başvurduğunu, davacı işverenin yetki sürecini etksiz bırakmak için önce işkolu tespiti talep ettiğini, akabinde bu tespite karşı yetkisiz mahkemede dava açtığını ve en sonunda işkolu tespitine itirazın reddedilmesi ve Yargıtay’ca onanması neticesinde 2012 yılında bakanlıkça yetki tespiti yapıldığını, buna göre 10.05.2010 başvuru tarihi itibariyle Samka Metal Ambalaj A.Ş. işyerinde çalışan 116 işçiden 32’sinin müvekkili sendika üyesi olduğu ve çoğunluğu sağlayamadığına ilişkin 04.01.2012 günlü olumsuz yetki tespit yazısının 13.01.2012 tarihinde tebellüğ edildiğini, davalı işverenin bir yandan iş kolu tespit istemi ve yaptığı itirazlarla yetki sürecini uzatırken diğer yandan başvuru tarihi olan Mayıs 2010’da ekonomik kriz gerekçesi ile 14 sendika üyesini fesih tarihlerini önceki günler göstererek işten çıkardığını ve işten çıkarılan 14 işçiden 11’inin açılan dava sonucu işe iadelerine karar verildiğini ve verilen işe iade kararları kesinleşmiş olmakla başvuru tarihi itibariyle üye sayısına dahil edilmeleri gerektiğini, ayrıca davalının müvekkili sendikanın çoğunluğu sağlamasını engellemek amacı ile 80-85 işçinin çalıştığı işyerinde 1-10 Mayıs 2010 tarihleri arasında 30’dan fazla işçiyi işe almış göstererek çalışan sayısının muvazaalı olarak yüksek göstermeyi amaçladığını ve muvazaalı olarak işe alınanların tespiti ile başvuru tarihi itibariyle gerçek çalışan sayısının belirlenmesi gerektiğini, muvazaalı olarak işe alınan işçiler, işveren vekilleri ve işe iadesine karar verilen işçilerin nazara alınması halinde müvekkili sendikanın başvuru tarihinde gerekli çoğunluğa sahip olduğunun anlaşılacağını iddia ederek olumsuz yetki tespit yazısının iptali ile müvekkili sendikanın 10.05.2010 başvuru tarihi itibariyle davalı Samka Metal Ambalaj San. ve Tic. A.Ş işyerinde kanunun aradığı gerekli çoğunluğu sağladığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
./..
- 2 -
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı bakanlık vekili; davanın idareye kayıt yaptırılmaksızın açılmış olduğunu, yetki tespit yazısı 04.01.2012 tarihli olmakla 19.01.2012 tarihinde açılan davanın altı iş günlük süre içinde açılmamış olduğunu, müvekkili Bakanlığın yaptığı tespit doğru olup, işyerinde çalışan 116 işçiden 32 işçinin davacı sendika üyesi olduğunu, muvazaalı işçiler ve işveren vekillerinin yer almadığını, davacı sendikanın 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun aradığı çoğunluğa sahip olmadığını beyanla haksız davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili; davanın süresi içinde kanuni yöntemine uyulmak suretiyle açılmadığını, davacı sendikanın başvuru tarihi itibariyle müvekkiline ait işyerinde kanunun aradığı çoğunluğa sahip olmadığını, müvekkilinin kanuni hakkını kullanarak iş kolu tespit isteminde bulunmasının kötü niyetli bir davranış olarak yorumlanamayacağını, dava dilekçesinde belirtilen onbir işçinin fesih tarihinin daha önceki bir tarih olarak gösterildiği iddialarının gerçekle bağdaşmadığını, işe iade kararı verilen Ömer Cengiz Arslan ve Nilay Akçay’ın işe iade başvurusunda bulunmadıklarını, müvekkili şirketin muvazaalı olarak işçi aldığı iddialarının gerçek dışı olup, müvekkili şirketin sipariş üzerine çalıştığından zaman zaman iş gücü ihtiyacının azalıp çoğaldığını, tamamen işletme gereklerinden kaynaklanan bu durumun muvazaa olarak gösterilmeye çalışılmasının kabul edilemeyeceğini beyanla haksız davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar ... ve Çelik-İş Sendikası tarafından davaya karşı cevap verilmemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak işe iade edilen işçiler dikkate alındığında, işveren vekilleri çıkarıldığında ve 2010 yılı Mayıs ayında muvazaalı olarak işe alındığı iddia edilen ondört işçi hesaplama dışında bırakıldığında dahi davacı sendikanın çoğunluğu sağlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun geçici 6. maddesinin 3. fıkrasında “Ocak 2013 istatistiklerinin yayımlandığı tarihe kadar, Bakanlığa yapılmış olan yetki tespit başvuruları ile taraf oldukları bu Kanunun yürürlüğünden önce imzalanmış toplu iş sözleşmesi Ocak 2013 istatistiklerinin yayımı tarihinden sonra sona erecek olan sendikaların, bir sonraki toplu iş sözleşmesiyle sınırlı olmak üzere yapacakları yetki tespit başvuruları mülga 2822 sayılı Kanunun 12. maddesine göre bakanlıkça yayımlanmış Temmuz 2009 istatistiklerine ve mülga 2822 sayılı Kanunda belirtilen hükümlere göre sonuçlandırılır.” denilmiştir. Dava tarihinden sonra 10.01.2013 tarihinde hükme yeni bir cümle eklenmiştir. Söz konusu cümle ise, “Ancak, en son yayımlanan 2009 istatistiğinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi için başvuru hakkına sahip işçi sendikalarının 7.11.2012 tarihinde ve sonraki bu fıkraya göre yapacakları yetki tespit talepleri, 41 inci maddede yer alan işyeri veya işletme çoğunluğu şartlarına göre sonuçlandırılır.” şeklindedir.
Belirtilen hükümler uyarınca somut olay bakımından yetki tespit başvuruları mülga 2822 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile Temmuz 2009 istatistiklerine ve yine 2822 sayılı Kanunda belirtilen hükümlere göre sonuçlandırılacaktır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2822 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrasında, “Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 12’nci maddesinin 1’inci fıkrasında, “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde onunun (tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) üyesi bulunduğu işçi sendikası, toplu işsözleşmesinin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinin her birinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının kendi üyesi bulunması halinde bu işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir. İşletme sözleşmeleri için işyerleri bir bütün olarak nazara alınır ve yarıdan fazla çoğunluk buna göre hesaplanır…” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 13. maddesinde, “Bir toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazıyla başvurarak kurulu bulunduğu işkolunda üye sayısı itibariyle yüzde on (tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) oranını sağladığının belirlenmesini ve sözleşmenin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinde başvuru tarihinde çalışan işçiler ile üyelerinin sayısının tespitini ister. İşçi sendikası kendisinde bulunan üyelik fişlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yetki için başvurduğu tarihten itibaren üç işgünü içinde işverene vermek zorundadır.
Çalışma Bakanlığı, kayıtlarına göre sendikanın çoğunluğu haiz olması halinde, toplu iş sözleşmesi yapma başvurusunu işyerindeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikalarıyla taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene başvurunun alındığı tarihten itibaren altı işgünü içinde başvuru tarihindeki kayıtlara göre bildirir. Çoğunluğu haiz olmadığının tespiti halinde bu bilgiler sadece başvuran sendikaya aynı süre içinde bildirilir.” denilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı sendikanın davalı şirketin işyerinde çoğunluğu sağlayıp sağlayamadığı noktasındadır.
Somut olayda; davacı sendikanın 10.05.2010 tarihindeki tespit başvurusu üzerine davalı Bakanlıkça davalı işyerindeki 116 işçiden 32 tanesinin üyesi olduğu gerekli çoğunluğu sağlayamadığı gerekçesiyle olumsuz yetki tespit işlemi yapıldığı görülmektedir.
Öncelikle davacı sendikanın bilirkişi raporuna karşı somut itirazları bulunmaktadır. Bu itirazlara yönelik ek bilirkişi raporu alınmadan ve mahkeme gerekçesinde de bu itirazlar karşılanmadan hüküm kurulması hatalıdır. Yine davacının muvazaa iddiası söz konusudur. Somut nitelikteki bu iddianın geniş ve etraflıca araştırılması gerekmektedir. Bu amaçla işyerinde keşif de yapılıp uzman bilirkişiden rapor da alınarak işyerinde işin yürütülmesi için gerekli işçi sayısının ortalama ne kadar olduğu, kayden çalışıyor gözüküp de fiilen çalışmayan olup olmadığı, başvuru tarihinden önceki ve sonraki üç aylık dönemlerde işçi hareketlerinin ortaya konulup bu dönemde işe alınan işçilerin yine tespitten sonraki üç aylık dönemde işten çıkarılıp çıkarılmadıkları gibi hususlar araştırılmalıdır. Bundan sonra tüm dosya kapsamı bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Mahkemece bunun yapılmayarak eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.