YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/26472
KARAR NO : 2013/21224
KARAR TARİHİ : 09.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, işyerinde çalışan işçi ve üye sayısının eksik gösterilmesi sebebiyle tespitin hatalı olup iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davayı yetki yönünden reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının diğer davalı …-İş Sendikasının 06.05.2013 tarihli başvurusu üzerine yapmış olduğu tespit sonucu adı geçen sendikanın toplu iş sözleşmesi yapmak için gerekli yetki tespiti isteminde yeterli çoğunluğu sağladığının tespitine karar verildiğini, işyerinde çalışan işçi ve üye sayısının eksik gösterilmesi sebebiyle tespitin hatalı olup iptalini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmemiş ve davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlara dayanılarak, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 15. maddesine göre yeterli çoğunluğun bulunmadığı yolundaki itirazın işyerinin bağlı olduğu bölge müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemeye yapılabileceği düzenlenmekle ilgili müdürlüğün İstanbul Unkapanı’nda bulunan İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü olduğu bu il müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş mahkemelerinin ise İstanbul İş Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Olumlu yetki tespitine itiraz niteliğindeki somut uyuşmazlıkta yetkili mahkemenin tespiti çözülmesi gerekli hukuki problemi oluşturmaktadır.
Dava tarihinden önce yürürlüğe girmiş olan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 79. maddesinde; “Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla görevli ve yetkili mahkemelerde görülür. Ancak yedinci ila on birinci bölümlerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar için, görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.” denilmiştir.
Yukarıdaki hükmün yollamada bulunduğu aynı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde de Görevli Makamın; “İşyeri toplu iş sözleşmesi için işyerinin, işletme toplu iş sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, aynı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerleri için yapılacak grup toplu iş sözleşmelerinde bu işyerlerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, birden fazla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsayacak grup toplu iş sözleşmesi için ise Bakanlığı” ifade edeceği belirtilmiştir.
Somut olayda, bir işletme toplu iş sözleşmesi için yetki başvurusu mevcut olup davacı şirketin tespit kapsamında dört işyeri söz konusudur. Bunlardan üç tanesi İstanbul’da bir tanesi ise İzmir’de bulunmaktadır.
Mahkemece işyerinin bağlı olduğu bölge müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemenin yani İstanbul İş Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle İstambul İş Mahkemesine yetkisizlik kararı verilmiştir.
İşletme toplu iş sözleşmesine ilişkin yetki itirazlarında, yetkili mahkemenin tespitinde belirleyici olan işletme merkezidir. Bu sebeple öncelikle davacı şirketin ticaret sicili kayıtları ile işletme merkezini belirlemeye yarayacak diğer belgeler dosya kapsamına dahil edilmelidir. Bundan sonra mahkeme tarafından işletme merkezinin, yani tespit kapsamındaki işletmenin idare edildiği yerin neresi olduğu belirlenmelidir. Bu tespite göre de işletme merkezinin bağlı olduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün görevli makam olarak tanımlandığı göz önünde bulundurularak yetkili mahkeme olunup olunmadığı değerlendirilmelidir. Eğer yetkili mahkeme olunmadığı değerlendirilecek olunursa yetkili mahkemenin neresi olduğu tespit edilerek dava yetki yönünden reddedilmelidir. Mahkemece bu esaslara aykırı olarak eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.