YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/27671
KARAR NO : 2014/36240
KARAR TARİHİ : 22.12.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesi
TARİHİ : 06/06/2013
NUMARASI : 2013/230-2013/227
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 28.05.2007-04.11.2010 tarihleri arasında marangoz ustası olarak çalıştığını, beş aylık ücret alacağının ödenmemesi üzerine iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiğini beyanla işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin ekonomik zorluk içine düşmesi nedeni ücret ödemelerinde gecikmeler yaşandığını, bunun üzerine davacı başka bir iş bularak işten ayrıldığını, davacının ödenmeyen ücret alacaklarının kendisine ödendiği, davacının asgari ücretle çalıştığını, müvekkil firma bayramlarda, resmi tatil günlerinde çalışma olmadığını, fazla mesai ücretlerinin ödendiğini, izinlerini kullandığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınarak davacının fazla mesai, genel tatil ve yıllık ücretli izin alacağı taleplerinin kabulüne, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, yol ücreti, asgari geçim indirimi, alacağı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karar taraflarca süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İmzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları, işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek ünvanı ve fiilen yaptığı iş gözetilmelidir.
Somut olayda, davacı işçi aylık net 1.500,00 TL ücret aldığını iddia etmiş, davalı taraf davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuştur. Davacı tanığı 2009 yılında davacının net 1.100,00 TL ücret aldığını, davalı tanığı ise davacının en son olarak net 1.300,00 TL ücret aldığını beyan etmiştir. Dosyaya sunulan imzalı 2010 yılı Ekim ayı ücret bordrosunda davacının ücretinin asgari ücret (brüt 760,50 TL) olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tanık beyanına göre davacının en son aylık net 1.300,00 TL brüt 1.815,90 TL ücret aldığı kabul edilmiştir.
Davacının bordrolarda gösterilen asgari ücretin üstünde ücret aldığı davalı şahit beyanı ile doğrulanmış olup mahkemece davacının ücretinin davalı tanık beyanına göre belirlenmesi isabetli olmuştur.
Hal böyle olunca karar gerekçesinde imzalı ücret bordrolarına göre davacının ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığı kabulü isabetsiz olup davacının bordro üzerindeki ücret alacağının ödendiğinin davalı tarafça ispat edilemediği gözetilmeksizin davacının ücret alacaklarının reddi hatalı olmuştur.
Davacının ücret alacaklarının reddinin hatalı olduğu kabul edilmesine göre davacının haklı feshi ispatladığı ve kıdem tazminatı alacağının da hüküm altına alınması gerektiği hususu da mahkemece göz ardı edilmemelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.