YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/27694
KARAR NO : 2013/22476
KARAR TARİHİ : 28.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalının taşeronu olan şirkette çalışmakta iken bu şirketin faaliyetlerine son vererek iş sözleşmesini haksız olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, yıllık izin ücreti ve ücretlerinin tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı ile müvekkil şirket arasında bir iş sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkili ile şirket arasında tanıtım ve kampanya sözleşmesi imzalandığını, bu ilişkinin bir asıl işveren – alt işveren işveren ilişkisi oluşturmadığını, zira 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. anlamında bir ilişkinin söz konusu olmadığını, ilişkinin kaynağının bankaların destek hizmeti almalarına ve bu hizmeti verecek kuruluşların yetkilendirilmesine ilişkin yönetmelik çerçevesinde olduğunu, yine müvekkili ile MN şirketi arasındaki sözleşmede de asıl işveren -alt işveren ilişkisinin kurulamayacağının öngörüldüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu, davacının ücret alacağı ve yıllık izin ücreti alacağı olduğu, işyerinde fazla çalışma yaptığına dair delil bulunamadığından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın kısmen kabulü ile fazla çalışma alacağının reddine ilişkin mahkeme kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 07.12.2011 tarihli 2011/49196 esas, 2011/47498 karar sayılı ve ilamı ile fazla çalışma alacağı yönünden araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur.
Bozmaya uyan mahkemece, çeşitli alışveriş merkezlerinin açılış kapanış saatleri celp edilmiş, emsal dosya celp edilmiş ve davacının alışveriş merkezlerindeki çalıştığı günler için emsal dosyada olduğu gibi haftalık onsekiz saatten fazla çalışma alacağı hesaplanarak hüküm altına alınmış, bozma dışı bırakılan alacaklar hakkında da bozma öncesi verilen hüküm aynen korunmuştur.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece, bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Zira davacı bir yıl bankada çalışıp kalan çalışma süresinde alışverişveriş merkezinde çalıştığını iddia etmesine rağmen, davalı davacının alışverişveriş merkezi çalışmasını kabul etmemektedir. Davacının bankada ve alışveriş merkezinde hangi sürelerle ve hangi tarihler arasında çalıştığı tespit edilmeden, buna ilişkin kayıt ve belgeler celp edilmeden salt davacı beyanı ile bir yıl dışındaki tüm çalışmanın alışverişveriş merkezinde geçtiğinin kabulü hatalıdır. Kaldı ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bankada çalıştığı bir yılın hesaplama dışı bırakıldığı belirtilmesine rağmen, hesap tablosunda tüm çalışma dönemi için fazla çalışma alacağı hesaplandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının hangi alışverişveriş merkezinde hangi tarihler arasında çalıştığı tespit edilmeli, bankada çalıştığı dönem de mahsup edilerek varsa fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmalıdır. Bozma gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozmadan sonra ıslah yapılıp yapılamayacağı taraflar arasında ihtilaflıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesi uyarınca, ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.
Yargıtay İçtihadları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1948 tarihli ve 10/3 sayılı kararında da Yargıtay bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağı ifade edilmiştir.
Somut olayda, davacı vekilince bozma öncesi yapılan yargılamada fazla çalışma alacağı yönünden ıslah yapılmamasına rağmen, mahkemece bozma sonrası yapılan ıslah doğrultusunda fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.
Bozma kararından sonra yapılan yargılamada, ıslah yoluyla müddeabih arttırılamayacağından, davacının fazla çalışma alacağına hak kazandığı sonucuna ulaşılması halinde dava dilekçesinde talep edilen miktara hükmedilmesi gerekirken, ıslah edilen miktarın hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.