Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/28386 E. 2013/22298 K. 25.10.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 10.02.2024 06:48
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/28386
KARAR NO : 2013/22298
KARAR TARİHİ : 25.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının davalı işyerinde çalışmakta iken 1997 yılında emekli olduğunu ve çalışmasına ara vermeden devam ettiğini, ancak emeklilik sonrası 01.06.2001 tarihine kadar çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğini, 01.02.2005 tarihinde iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini, birleşen dava ile de davacıya 01.02.1997- 01.06.2001 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 62. maddesine aykırı davrandığı gerekçesi ile Sosyal Güvenlik Kurumunca geri alındığını, sözkonusu dönemde davalı tarafından hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmemesinin bu sonucu doğurduğunu belirterek, davalının kusurlu davranışı sebebiyle uğradığı zarara karşılık tazminat ile kıdem tazminatı istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak asıl alacak miktarı 3.666,66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret olduğu, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, dava dilekçesinde 510,00 TL ücret alacağı talep edilmiş; 500,00 TL ücret alacağına hükmedilmiş; 1.000,00 TL yıllık izin ücreti alacağı talep edilmiş, 466,66 TL yıllık izin ücreti alacağına hükmedilmiş; 1.000,00 TL genel tatil ücreti alacağı talep edilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 263,25 TL genel tatil ücreti alacağı hesaplanmış, mahkemece 1/3 hakkaniyet indirimi yapılarak 175,00 TL genel tatil ücreti alacağına hükmedilmiş; 26.02.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile 6.000,00 TL fazla çalışma ücreti alacağı talep edilmiş, 4.552,00 TL fazla çalışma ücreti alacağına hükmedilmiş; yaşlılık aylığının Sosyal Güvenlik Kurumunca geri alınması sebebiyle uğranılan zarar karşılığında birleştirilen davada 15.03.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile 19.040,63 TL tazminat ve birikmiş faiz talep edilmiş, toplam 8.972,22 TL'ye hükmedilmiş; yine birleşen davada 2.000,00 TL kıdem tazminatı talep edilmiş, bu talepten vazgeçildiğinden reddine karar verilmiştir. Bu halde, söz konusu ret miktarlarına rağmen, davalı yararına 440,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
3-Öte yandan, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında fazla çalışma ücreti alacağına 1/3 hakkaniyet indirimi uygulandığı belirtilmesine rağmen, hakkaniyet indirimi yapılmadan ve bilirkişi raporunda hesaplanan 4.552,00 TL fazla çalışma ücreti alacağına hükmedilmesi de isabetsizdir.
4-Ayrıca, mahkemece uyulan bozma kararının 4. bendinde “Mahkemece talep olmadığı halde ıslah ile arttırılan fazla mesai ücretine faiz işletilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” denildiği ve mahkemece de bozma kararına uyulduğu halde, 4552,00 TL fazla çalışma ücretinin 1000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, bakiye kısmının ıslah tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.