Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/28709 E. 2013/22254 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/28709
KARAR NO : 2013/22254
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 16.07.2011 tarihinde çalışmaya başladığını, bu çalışmasına devam ederken iş sözleşmesinin 12.04.2013 tarihi itibari ile iş yasasının 25/I-b. maddesi gereğince fesih edildiğini, davacının kaynak operatörü olarak görev yaptığını ve çalıştığı bölümün aşırı tozlu ve dumanlı olduğunu, bu sebeple nefes almakta zorlandığını, görev yerinin değiştirilmesini istediğini, talep üzerine müvekkilinin rapor aldığını, fakat bu rapor yüzünden iş sözleşmesinin fesih edildiğini, doktor tarafından müvekkiline astım tanısının konulduğunu ve hastanın bir yıl süre ile tozlu, kokulu yerlerde çalışmasının uygun olmayacağının belirtildiğini, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/I-b. maddesinde sayılan koşulların bulunmadığını, müvekkilinin görev yeri değiştirilerek kalite yada satın alma gibi tozsuz yerlerde çalıştırılabileceğini, işveren tarafından yapılan feshin haksız ve geçersiz olduğunu ileri sürerek yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kaynak operatörü olarak müvekkili şirketin faaliyette bulunduğu otomotiv sanayinde çalıştığını, davacının müvekline başvurarak bel ağıraları ve nefes darlığı sebebi ile yapmakta olduğu işi yüretemeyaceğini beyan ettiğni ve astım olduğuna dair doktor raporunu ile bel fıtığı olduğuna dair MR sonucunu müvekkiline teslim ettiğini, davacının ibraz ettiği belgeler karşısında kaynak operatörü görevini yürütemeyeceğinin anlaşıldığını, davacının çalışabileceği başka bir bölüm bulunmadığını, bunun dışında satın alma yada kalite gibi bölümlerde çalışan kişilerin beyaz yakalı olup, davacının eğitim durumu ve yaptığı iş gözönünde bulundurulduğunda bu bölümlerde çalışma imkanının bulunmadığını, bu nedenle yapılan fesih işleminin geçerli olduğundan açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalılının iş sözleşmesini davacının almış olduğu rapora göre ve bel fıtığı nedeni ile 4857 sayılı Kanun’un 25/1-b. maddesi gereğince fesih ettiğini, dosyada davacının tedavi edilemeyecek nitelikte hasta olduğuna dair veya işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğuna dair sağlık kurulu rapor bulunmadığını, sadece bir yıl süre ile tozlu ve kokulu yerlerde çalışmasının uygun olmadığına dair tek hekim raporu bulunduğunu, dolayısı ile işverenin yapmış olduğu feshin 4857 sayılı Kanun’un 25/1-b. maddesinde belirtilen şartları taşımadığını, ayrıca işverenin fesih sebebi ile bağlı olduğunu bu nedenle feshin haksız ve geçersiz bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’unun 33. maddesi “Hâkim, Türk hukukunu resen uygular.” şeklinde hüküm içermektedir. Bu bakımdan, fesih sebebine bağlılık ilkesi fesih sebebi olarak açık ve kesin bir şekilde bildirilen maddi vakıalara ilişkin olup ayrıca gösterilen kanuni dayanakları kapsamaz.
Somut olayda, davacının davalı şirkete ait işyerinde kaynak operatörü olarak çalıştığı, almış olduğu tek hekim raporuna göre bir yıl süre ile tozlu ve kokulu yerlerde çalışmasının uygun olmadığı,ibraz edilen MR neticesine ve davacının beyanına göre bel fıtığı olduğu, davacının nefes darlığı ve bel fıtığından ötürü görev değişikliği istediği, davalı tarafından almış olduğu rapor ve bel fıtığı nedeniyle görevini yerine getiremez hale geldiğinden ve durumuna uygun başka bir departmanda görev alma olanağının bulunmaması sebebiyle iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenerek feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, işyerinde uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak davacının çalışabileceğini iddia ettiği kalite, satın alma yada başka bölümlerde fesih tarihi itibariyle boş kadro bulunup bulunmadığı, bulunması halinde davacının sağlık ve eğitim durumu nazara alınarak buralarda istihdamının mümkün olup olmadığı araştırılarak feshin son çare olması ilkesine uyulup uyulmadığı belirlenmeli, bu ilke uyarınca değerlendirme yapılırken işyerinde işverenin işçiyi her halükarda çalıştırma zorunluluğunun bulunmadığı dikkate alınarak sonuca gidilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Bu sebeplerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.