YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/30266
KARAR NO : 2013/22726
KARAR TARİHİ : 30.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı veya geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan davranışta bulunmasından dolayı iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, “… davacının sorumlu bulunduğu bölgede şirket distribütörü olarak çalışan Eylül Gıda’ya Diyarbakır’da Spot Ticaret yaptığı bilinen Genç Gıda simli firmaya -ürünlerin iç piyasada satılmayacağını, yurt dışına gönderileceğini belirterek- ürün satışı yapmasını teklif ederek yönlendirdiği Eylül Gıda’nın bu tekliften yöneticilerin haberdar olup olmadığını sorması üzerine yöneticilerin bilgisi dahilinde yapılması konusunda teminat verdiği ve bunun üzerine Eylül Gıda’nın sistemde iskontosu yüksek olan İşmar Market’e 35 koli ürünü satış göstererek sistemden çıkışını yapıp Genç Gıda’ya sevk ettiği belirtilerek söz konusu satış ve iskontosu yüksek müşterilere mal satışı yapılmış gibi faturalama yapılması konusunda istenilen savunmasının yeterli bulunmaması sebebiyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2 maddesi gereğince ahlak ve iyi niyete uymayan davranışlarından dolayı feshedildiği dinlenen tanık beyanlarına göre şirket yöneticilerinden tanık olarak da beyanı alınan Çetin Kızılkaya’nın bu durumdan haberdar olduğu, şirket elemanları tarafından bu uygulamanın yöneticilerin bilgisi dahilinde sürekli olarak yapıldığı, davacı tarafından savunmasında da bu hususun belirtildiği, dolayısıyla davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği ve feshin son çare ilkesine uyulmadığı …” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı kanunun 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
Buna karşılık, aynı Kanun’un 25’inci maddesinde öngörülen, işverenin haklı nedenle derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı işyerinde Hediyelik ve İkramlık Satış Şefi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, şirket politikalarına aykırı olarak ürün satışı gerçekleştirdiğinden bahisle feshedilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, tanık anlatımlarına dayanılarak davacının gerçekleştirdiği feshe konu eylemden şirket yöneticilerinden Çetin Kızılkaya’nın haberdar olduğu, şirket elemanları tarafından bu uygulamanın yöneticilerin bilgisi dahilinde sürekli olarak yapıldığı değerlendirilerek, davanın kabulü ile feshin geçersizliğine karar verilmiş ise de, yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, fesih konusu yapılan olayla ilgili olarak, SMM, İşletmeci ve İnsan Kaynakları Uzmanı’ndan müteşekkil bilirkişiler kurulundan rapor alınmak suretiyle, işyeri kayıtları üzerinde araştırma yapılarak, fesih nedeni yapılan ürün satışı ile ilgili uygulamanın işyerinde daha önce yapılıp yapılmadığı ve davacının söz konusu olayda varsa kusuru somut olarak tespit edilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 30.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.