YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/30351
KARAR NO : 2013/22372
KARAR TARİHİ : 25.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davacı ile birlikte çalışan sayısının otuzdan az olması sebebi ile iş güvence hükümlerinden yararlanamayacağını, iş sözleşmesinin haklı gerekçe ile yasaya uygun olarak ihbar tazminatı ödenmek sureti ile feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davalı işyerinde otuzdan az çalışan olması sebebi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesidir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Somut olayda davacının daha önce denetim müdürü olarak çalıştığı eski ünvanı Birlik Sigorta A.Ş. yeni ünvanı Halk sigorta A.Ş.’ye karşı açtığı işe iade davası sonucu İstanbul 8 İş Mahkemesince 2010/ 811 Esas – 2010/ 1023 Karar sayılı kabul kararının Dairemiz tarafından 2011/13559 Esas – 2012/ 5920 Karar sayılı kararı ile onanması üzerine 01.11.2011 tarihinde Halk Portföy Yönetimi A.Ş de yönetmen olarak işe alındığı ve çalıştığı akabinde 06.06.2012 tarihli fesih bildirimi ile verimsizlik sebebi ile iş sözleşmesinin feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Mahkemece her ne kadar Halk Portföy Yönetim A.Ş. şirketinde 30’dan az çalışan olması sebebi ile davanın reddine karar vermiş ise de davacının Türkiye Halk Bankası A.Ş. ve bağlı ortaklıklarında uzun yıllar çalıştığı Halk Portföy Yönetimi A.Ş.’nin, Halk Yatırım Menkul Değerler Ltd. Şti. ve Türkiye Halk Bankası A.Ş ile aynı iş kolunda ve aynı işyerinde faaliyet gösterdikleri üç şirkette çalışan sayısının otuzdan fazla olduğu iddia edilmektedir. Adı geçen şirketler ile davalı şirket arasında sözleşmeye dayalı ilişki olup olmadığı araştırılmalı, varsa sözleşmeler celbedilerek aralarındaki ilişkinin niteliği kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve aralarında organik bağ bulunup bulunmadığı, birlikte istihdam durumunun olup olmadığı da tespit edildikten sonra işçi sayısı tespit edilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.