Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/31108 E. 2013/22455 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/31108
KARAR NO : 2013/22455
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 15.07.2010-07.07.2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın, doktor raporunu sırf işe gelmemek için aldığı söylenerek feshedildiğini, feshin yazılı olarak yapılmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren vekili, davacının 11 aylık çalışma süresi içerisinde sürekli iş düzenini bozucu davranışlar içinde olduğunu, vardiya saatlerine uyumsuzluğu ve işe izinsiz gelmemesi nedeniyle 5 kez soruşturma geçirdiğini ve ihtar aldığını, ancak hiçbir uyarıyı dinlemediğini, işe gelmemek amacıyla sürekli rapor aldığını, en son aldığı raporda bir rahatsızlıktan bahsedilmediğini, önceden izin istemesine rağmen verilmemesi nedeniyle böyle bir yola başvurduğunun anlaşıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin 04.07.2011-07.07.2011 tarihleri arasında aile hekiminden aldığı raporu işe gelmemek için almış olması nedeniyle feshedildiği, rapor veren doktorun tanık olarak alınan beyanında, nasıl bir ağrı olduğunu hatırlayamadığı, ancak ağrıdığına inandığı için rapor verdiğini belirtmesi karşısında mevcut rapora göre mazeretinin geçerli olduğu ve dolayısıyla iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Sözkonusu geçerli sebepler 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen haklı nedenler olduğu gibi, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir.
İşçinin sık sık rapor alması yasanın gerekçesinde bu nedenler içinde sayılmıştır. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre davacı işçinin davalı şirkete ait işyerinde 15.07.2010-07.07.2011 tarihleri arasında makine operatörü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 07.07.2011 tarihli fesih bildirimi ile davacının kardeşinin düğünü münasebeti ile istemiş olduğu 3 günlük izin talebi reddedildiği halde, aynı tarihte 3 günlük rapor aldığı, ayrıca izinsiz işe geç gelme, izinsiz işe gelmeme, istirahatini mesai saatleri içinde bildirmeme gibi işyeri kurallarını ve iş disiplinine uymayan davranışları, görevini işyeri kurallarına, iş disiplinine ve gereğine uygun yapmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun’un 17. maddesi gereğince yasal hakları ödenmek suretiyle feshedilmiştir.
Mahkemece davacının mevcut rapora göre mazeretinin geçerli olduğu ve dolayısıyla feshin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varılması dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Davacının 11 aylık çalışma döneminde sık sık aile hekimine başvurarak rapor aldığının anlaşılması, izinsiz işe gelmemesi veya geç gelmesi ve bu olguların devam etmesi karşısında, iş görme ediminden davalı işverenin yararlanamadığı, sonuç olarak işyerinde olumsuzlukların yaşandığı ve işyeri düzeninin bozulduğu sabittir. Davalı işveren açısından iş ilişkisinin çekilmez hale geldiği dikkate alındığında iş sözleşmesinin feshinde geçerli sebebin varlığının kabul edilmesi gerekirken mahkemece aksi kanaatle yazlı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 170,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 28.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.