YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/31127
KARAR NO : 2013/20937
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dışı şirketle aralarındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazalı olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın kanuni dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 3/2. maddesidir. 4857 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi aynen “Bu Kanun’un 2. maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Rapora altı iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.” hükmünü içermektedir.
Kanun’un açık hükmü karşısında mahkemenin 4857 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi çerçevesinde düzenlenen iş müfettiş raporuna karşı yapılan itiraz üzerine verdiği kararın kesin olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Mahkemenin itiraz üzerine verdiği karar 4857 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi uyarınca kesin olduğundan davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.