YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/31839
KARAR NO : 2013/28474
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, davalı taşeron şirketin işçisi gibi görünse de davalı Türkiye … Fabrikaları A. Ş. ile davalı şirket arasındaki alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, kendisinin baştan beri davalı … işçisi olduğunu, sendika üyelik fişlerinin asıl işverene gönderildiğini, asıl işverenin ise fabrika ile ilgisi olmadığından üyelik formlarını iade ettiğini ve iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminata bir yıllık brüt ücreti tutarında hükmedilmesi ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … A. Ş., kendisinin ihale makamı olduğunu, … ambarı tahmil ve tahliyesi ile şekerin istiflenmesi işinin yardımcı işlerden olduğunu ve alt işverene verilebilecek işlerden olduğunu belirterek, davanın husumet ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalılar arasında muvazaa olmadığı ve alt işverenlik ilişkisinin geçerli olduğu belirlendikten sonra, davalı … aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalı yönünden ise şirket merkezi ve yapılan iş Burdur’da olduğundan mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş ve yetkisizlik kararı verilmesi, … yönünden verilen husumetten ret kararına bağlı olduğundan dosyada tefrik işlemi yapılmadığı belirtilmiştir.
Mahkeme kararı, Dairemizin 2012/17190 esas, 2012/21938 karar sayılı ve 11.10.2012 tarihli ilamı ile davalılar arasındaki alt işveren–asıl işveren ilişkisinin muvazaaya dayanmadığı ve geçerli olduğu, asıl işverenin işe iadenin mali sonuçlarından sorumlu tutulması gerektiği, davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabileceğinden yetkisizlik kararında da hatalı olduğu gerekçeleriyle bozulmuştur.
Bozmaya uyan mahkemece, gerekçede davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olmadığı belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında yine … A.Ş. aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davacının alt işverene iadesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Mahkemece, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanmadığı belirlendikten sonra asıl işveren hakkında husumetten ret kararı verilmiş ise de geçerli olarak kurulan aslı işveren–alt işveren ilişkilerinde asıl işverenin de işe iade sonrası talep edilebilecek boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatından alt işverenle birlikte sorumlu olduğu göz ardı edilmiştir. Davalı asıl işveren işe başlatılmamanın sonuçlarından sorumlu olduğuna göre, bu davalı açısından husumetten ret kararı yerinde değildir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı … Taah. Tar. Ürün. İnş. Şti ’ne ait işyerindeki İŞİNE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 214,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, 09.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.