YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/35717
KARAR NO : 2013/30500
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı EGO Genel Müdürlüğü avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 23.08.2004 tarihinden itibaren görünürde davalı BUGSAŞ’da ancak asıl işveren EGO’nun emrinde şoför olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 05.12.2012 tarihinde haksız ve geçersiz bir şekilde feshedildiğini, ileri sürerek yapılan feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı EGO vekili, davacı ile müvekkili kurum arasında geçerli bir iş sözleşmesinin bulunmadığını, iş sözleşmesinin hizmet alımı yapılan BUGSAŞ tarafından feshedildiğini, davalılar arasındaki ilişkinin hizmet satın alınması olduğu, şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın husumetten ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı BUGSAŞ vekili, davalılar arasında muvazaanın bulunmadığını, Belediye Kanunu’nun 67. maddesine dayalı olarak hizmet alım sözleşmesi gerçekleştiğini, davacının sık sık ve sürekli rapor aldığını, bunun işi aksattığını,iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş akdinin fesh edilmesine neden olan istirahat raporlarının süresi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/1-b maddesinde belirlenen ihbar süresine altı hafta eklenmesiyle bulunan süresiyi aşmadığından, 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi gereğince iş akdinin feshi için geçerli nedenlerin oluşmadığı, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı gerekçesiyle davalı BUGSAŞ’a yönelik davanın reddine, diğer davalı EGO’ya yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı EGO Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacının davalı işyerinde şoför olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin rapor almayı alışkanlık haline getirmesi ve görevleri kendine hatırladığı halde yapmamakta ısrar etmesi gerekçeleriyle haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğine göre, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshi için yeterli koşulların bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, davacının işyeri sicil dosyası içeriğine göre sık sık rapor aldığı sabittir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre sık sık rapor alınması hali iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep olarak kabul edilmektedir. Davacının sık sık rapor almasından dolayı işyerinde işin akışının bozulacağı ve olumsuzluklara yol açacağı, bu nedenle işverenden iş ilişkisini devam ettirmesinin normal ölçülerde beklenemeyeceği açıktır. Bu yönler dikkate alınarak işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü ile davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı EGO Genel Müdürlüğü’nün yaptığı 50,00 TL yargılama gideri ile davalı BUGSAŞ Genel Müdürlüğü’nün yaptığı 120,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.