Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/35889 E. 2013/29763 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/35889
KARAR NO : 2013/29763
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde iş sözleşmesine sebep gösterilmeden son verildiğini, herhangi bir uyarı ya da ihtar almadığını, savunmasının alınmadığını iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, davanın süresi içinde açılamadığını, önceki çalışma döneminde emekliliğe hak kazanmanın da verdiği rahatlama ile iş ortamının huzurunu kaçıracak davranışlarda bulunduğunu, ekip arkadaşlarıyla huzursuzluklar yaşadığı, amirlerine karşı olumsuz tutumu sebebiyle davacı ile çalışmanın imkansız hale geldiğini, davacının bu tutumunun performansını da etkilediğini, olumsuz davranışlarına rağmen davalı şirketin iyiniyetli olarak davacıya kanundan kaynaklı … tazminatlarını ödeyerek iş sözleşmesini feshettiğini sebeple yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; şahit beyanları ve dosya içerisinde toplanan bilgi ve belgelerle davalı işverenin, davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı ve geçerli bir sebebe dayandığını ispatlayamadığından davacının sübut bulan davasının kabulü ile davacının işine iadesine, boşta geçen süre ücreti ve tazminatının dört aylık ücreti olarak verilmesine gerektiği gözönünde bulundurarak davanın kabulüne karar vermiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve
ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. İşçinin geçerli bir feshe sebep olabilecek davranışları 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebeplerden farklıdır. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu sebeple iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Somut olayda, davacının davalı işyerinde insan kaynakları müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 05.12.2012 tarihinde feshedildiği, davalı işyerinde daha önceden de çalıştığı ve emeklilik sebebiyle istifa ettiği, ancak davalının tekrar çalışmaya başladıktan sonra şahit beyanlarına göre, iş arkadaşları ile problem yaşamaya başladığı, sorumluluklarını aksatarak davalı işyerinde çalışan başka bir personelin işe girişi ile ilgili işlemleri geç yaptığından dolayı davalıyı zarara uğratma ile karşı karşıya bıraktığı, davacı şahitlerinin ise davacı ile fiziki olarak ve iş bölümü olarak ortak çalışmalarının olmadığı anlaşılmıştır. Davacının iş ortamını bozucu davranışlarda bulunması, ekip arkadaşları ile problem yaşaması, amirlerine karşı olumsuz tutumlarda bulunması işveren açısından artık iş sözleşmesinin devamını çekilmez hale getirmiştir. Bu sebeple objektif iyiniyet kurallarına göre, işverenin davacı ile iş ilişkisinin sürdürülmesi işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceğinden davacının iş sözleşmesinin feshi geçerli sebebe dayandığından mahkemece işe iade isteminin reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalıdır. Açıklanan sebepler ve dosya içeriğine göre fesih geçerli sebebe dayandığından, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 130,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 19.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.