YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/36297
KARAR NO : 2013/29972
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe iade kararına rağmen müvekkilinin işe başlatılmaması halinde sendikal tazminat için bir yıldan az olmamak kaydıyla brüt ücretin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının feshin başka bir nedene dayandığı yönündeki gerçeği yansıtmayan iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davacının iş akdinin, sendikanın internet sitesinde yapıldığı duyurulan yetki başvurusundan sonra feshedildiğini, sendika üyeliği üzerinden dört ay geçtikten sonra yapılan feshin sendikal nedene bağlanamayacağını, iş akdinin davranış ve verim ile ilgili nedenlerle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı işverenliğin üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği, iş sözleşmesinin işverenlikçe geçerli ve haklı bir sebep olmaksızın feshedildiği, davacının sendika üyesi olduğu tarih, tanık beyanları ve olayın tarihsel gelişimi dikkate alınarak davacının iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun “sendikaya üye olup olmama hürriyetinin teminatı” başlıklı 31. maddesini üçüncü fıkrasına göre; işveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve
primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz; beşinci fıkrasına göre; işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin rızası ile iş saatleri içinde, işçi sendika veya konfederasyonlarının faaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz. Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre ise; sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde ise, 4857 sayılı Kanunu’nun 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümleri uygulanır. Ancak, 4857 sayılı Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz.
Dosya içeriğine göre fesih için geçerli bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetlidir.
Somut olayda, mahkemece, davacının sendika üyeliğine kabulünden sonra Bursa ilinde yapılan sendika toplantısına katıldığı ve bu toplantıdan kısa süre sonra davacının iş sözleşmesinin feshedildiği gerekçesiyle sendikal tazminata karar verildiği dikkate alındığında feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Anılan nedenle, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı ve hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı ve bunların içinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, … işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa … işçilerin sendikalı olup olmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli, ayrıca davacının üyesi olduğu sendikanın yetki tespiti başvurusuna ilişkin belgeler celp edilerek incelenmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.