Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/6142 E. 2013/10833 K. 14.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6142
KARAR NO : 2013/10833
KARAR TARİHİ : 14.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, toplu iş sözleşmesinin 20/2. maddesine göre tazminat alacağı, yakacak, giyim yardımı, hafta tatili, fazla mesai, yıllık ücretli izin, sendikal ikramiye ve genel tatil ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalı … Belediyesi’nde işçi olarak çalıştığını, dokuz arkadaşı ile birlikte 2004 Yılı Aralık ayında işten çıkarıldıklarını, davacının Genel İş Sendikası üyesi olduğunu, sendika ile davalı işveren arasında akdedilen 01/03/2003-21/12/2004 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, davalı işverenin toplu iş sözleşmesinin 20/2. maddesinde kararlaştırılan toplu işten çıkarma prosedürüne uymadan iş sözleşmesi feshedildiği iddiasıyla sözkonusu toplu iş sözleşmesi hükmü gereğinde kıdem ve ihbar tazminatının 3 katı tutarında tazminat ve 2000 yılından bu yana eksik ödenen tüm işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının davalının işten çıkarılmasında müvekkilinin bildirimli fesih hükümlerini uyguladığını, davacının iş sözleşmesi feshedildikten sonra gerekli ihbar sürelerinin beklenildiğini bu sürede gerekli tüm edimleri yerine getirdiğini, toplu iş sözleşmesinde toplu işten çıkarmaların hangi hallerde uygulanacağının açık olduğunu bireysel işten çıkarmanın iş yasaları ve toplu iş sözleşmesinde yer alan tüm yükümlülüklerine uyularak kullanıldığından müvekkilinin tazminata mahkum edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, talep edilen diğer alacak kalemlerinin davacının çalıştığı dönemde kendisine ödendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı … tarafından davacı ve diğer bir kısım işçilerin iş sözleşmelerini 25.01.2005 tarihinde işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesindeki toplu işçi çıkarma prosedürüne uyulmadan toplu olarak iş sözleşmelerinin feshedildiği gerekçesiyle toplu iş sözleşmesinin 20/3. maddesinde öngörülen kıdem ve ihbar tazminatının 3 katı tutarında tazminat alacağı hüküm altına alınmış, yine tanık beyanlarına göre hesaplanan fazla çalışma ücretinden % 30 oranda hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğine göre davacı işçi çalışma süresince davalı belediyeye ait işyerinde muhtelif işlerde çalışmış, iş sözleşmesi davalı … tarafından 17.05.2004 tarihli fesih bildirimi ile maddi imkansızlıklar ve tasarruf tedbirleri nedeniyle TİS 22. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunun 17. maddesi gereğince bildirimli olarak feshedilerek ihbar öneli sonu olan 25.01.2005 tarihi itibariyle işyerinden çıkışı yapılmıştır.
Fesih tarihinde davalı işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 20. maddesinde işten çıkarma düzenlenmiş olup anılan sözleşmenin 20. maddesinin I. bendinde bireysel işçi çıkarma; II. fıkrasında ise zorunlu toplu çıkarma düzenlenmiştir. Buna göre TİS in 20/ II. maddesinde işveren tarafından toplu işçi çıkarmada tenkisat kuralları belirlendikten sonra aynı maddenin devamında işverenin zorunlu işçi çıkarma hakkını hatalı kullanması veya sözleşme hükümlerine uymaması halinde işçinin açıkta geçen sürelere ilişkin ücret ve diğer haklarının derhal ödenerek işe başlatılacağı, işverence bu hükme uyulmadığı takdirde işçinin kıdem ve ihbar tazminatlarının üç katı tutarında işçiye tazminat ödeneceği düzenlenmiştir.
Mahkemece davalı … tarafından davalının toplu işten çıkarma uyguladığı halde TİS 20/ II. maddesinde öngörülen toplu işçi çıkarmadaki tenkisat kurallarına uyulmadan işçi çıkartıldığı gerekçesiyle TİS in anılan hükmünde öngörülen kıdem ve ihbar tazminatlarının üç katı tutarında tazminata hükmedilmiş ise de davalı işyerinde 2011/12. dönemde iki işçinin; 2005/1. dönemde sekiz işçinin iş sözleşmesi feshedilmiştir. Davalı işyerinde SGK kayıtlarına, fesih bildirimi içeriğine ve işyeri kayıtlarına göre davalı tarafından TİS 20/ II. maddesi kapsamında toplu işçi çıkartılması yapılmadığından toplu iş sözleşmesinde öngörülen tenkisat kurallarının uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda davacının TİS 20/II. maddesi gereğince tazminat isteğinin reddi yerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacı vekili davacının işyerinde ayda 40 saat fazla çalışma yaptığı, haftalık çalışma süresini hafta içinde beş günde tamamladığı, tüm cumartesi ve ayda bir Pazar günü çalıştığı iddiasıyla fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacağı isteğinde bulunmuştur.
Karara esas alınan hesap raporunda davacı tanıklarının beyanlarına göre hesaplama yapılmış olup davacının ücret bordrolarında hafta tatili ücreti tahakkuk ettirilen aylar dışlanarak hafta tatili ücret alacağı hesaplanmıştır. Mahkemece hesaplanan fazla çalışma ücretinden % 30 oranda hakkaniyet indirimi yapılarak, hafta tatili ücretinden ise hakkaniyet indirimi yapılmaksızın hüküm altına alınmıştır. Ancak davalı işyerinin resmi kurum olan belediye işyeri olmasına rağmen dosyada tanık beyanlarından başkaca davacının fazla çalışma ve hafta tatillerinde ücret bordrosunda tahakkuk bulunmayan aylarda çalışma iddiasını doğrulayan delil bulunmamaktadır. Mahkemece beyanına başvurulan tanıklar ise davacının fazla çalışma yaptığını ve hafta tatillerinde çalıştığını ispatlayacak şekilde ayrıntılı ve somut ve tutarlı beyanda bulunmamışlardır. Bu durumda sadece tanık beyanlarına dayanılarak fazla mesai yapıldığının ve hafta tatillerinde çalışmanın sabit kabul edilmesi, başka anlatımla söz konusu talebin ispatlanmış sayılması kabul edilemez. Buna göre davacının fazla çalışma ve hafta tatili çalışma iddiası ispatlanamadığından fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacağı isteklerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.