YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7860
KARAR NO : 2013/16731
KARAR TARİHİ : 05.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, İş Teftiş Kurulu Başkanlığı İş Müfettişlerince gerçekleştirilen teftiş sonucunda yazılan raporun “İşverence Yerine Getirilmesi ve Uyulması Gereken Hususlar” başlıklı kısmına yaptıkları itirazların kabulü ile hukuku aykırılığının tespitine ve raporun bu kısmının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 09.05.2012 ve 22.05.2012 tarihlerinde müvekkili şirkete ait olan ve Ankara’da bulunan Esenboğa Hava Alanı içerisinde kurulu “Esenboğa Hava Limanı Bağaj Arabaları İşletim ve Toplama Hizmetleri ile Hediyelik Eşya Satış Mağazası İşletmesi” işyerinde, T.C. … İş Teftiş Kurulu Başkanlığı İş Müfettişleri tarafından teftiş yapıldığını ve 03.07.2012 tarihinde söz konusu teftişte müfettiş tarafından işçilik haklarına ilişkin noksan ve mevzuata aykırı olduğu öne sürülen noktaların belirtildiği hususları da ihtiva eden C.A.:25- G.G..:8 sayılı rapor hazırlandığını, rapora konu edilen şekilde fazla çalışma yapıldığı ve dolayısıyla ücretin ödenmediği yönündeki söz konusu tesbitin hukuka aykırı olduğundan bahisle davalı kuruma bağlı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı İş Müfettişlerince gerçekleştirilen teftiş sonucunda yazılan raporun, raporun geri kalanlarına ilişkin itiraz ve dava hakları saklı kalmak üzere “İşverence Yerine Getirilmesi ve Uyulması Gereken Hususlar” başlıklı kısmına yaptıkları itirazların kabulü ile hukuka aykırılığının tesbitine ve raporun bu kısmının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Bakanlıkça yapılan teftişte tespit edilen ve giderilmesi istenen noksanlıklar ve aykırılıkların işverene bildirildiğini, değerlendirilen belgeler ve dinlenen tanıklar neticesinde düzenlenen teftiş raporunun gerçeğe ve hukuka uygun olup, iptal edilecek bir yönü olmadığını, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, maddi vakıalar tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamayacağı ve davacının talebinin maddi vakıa talebinin tesbiti olduğu gerekçesiyle hukuki yarar şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
İş müfettişlerinin işçi alacaklarına ilişkin tespitlerine yönelik açılan davaların hukuki niteliği ile buna bağlı olarak somut olayda dava şartlarının bulunup bulunmadığı çözülmesi gerekli hukuki problemi oluşturmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 91. maddesinin 2. fıkrasında, “30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 10. maddesine istinaden iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri … bölge müdürlüklerince incelenir” denilmiştir.
Aynı Kanun’un 92. maddesinin 3. fıkrasında ise, “Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İş mahkemesinin kararına karşı taraflarca 5521 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre kanun yoluna başvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesince hüküm altına alınan işçi alacağının tahsiline engel teşkil etmez.” hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan dava çeşitleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 105. ila 113. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Eda davası, davalının, bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut yapmamaya mahkûm edilmesinin talep edildiği dava türü olarak tanımlanmışken, tespit davası ise mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin talep edildiği dava çeşidi olarak açıklanmıştır.
4857 sayılı Kanun’un 92. maddesinin 3. fıkrasına göre iş müfettişi raporlarına karşı açılan davalar, işçilerin bireysel başvuruları üzerine iş müfettişi tarafından işçi alacaklarına ilişkin yapılan tespitlere karşıdır. Bu tespite işçi tarafından, yapılan tespitin eksik olduğu ve daha fazla alacağı bulunduğu gerekçesiyle itiraz ediliyorsa dava eda davası karakterindedir. Söz konusu tespite işveren tarafından, yapılan tespitin hatalı olduğu ve tamamen ya da kısmen borçlu olmadığı gerekçesiyle itiraz ediliyorsa dava menfi tespit davası niteliğindedir. Bu son halde kanunda özel olarak düzenlenmiş olması nedeniyle davacı işverenin bu davayı açmakta, kanunun ifadesiyle “hukuken korunmaya değer güncel bir yararı” bulunduğu kabul edilmelidir. Başka bir ifadeyle tespit davaları için ayrıca araştırılan hukuken korunmaya değer güncel bir yarar koşulunun bu dava açısından mevcut olduğu değerlendirilmelidir.
Görüldüğü üzere, iş müfettişi raporlarının işçilerin alacaklarına yönelik kısımlarına karşı işçi ya da işveren tarafından açılacak davalar, yerine göre eda davası yerine göre ise menfi tespit davası özelliği göstermekte olup her halükarda bu davaların tarafları işçi ve işverendir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bu davalarda taraf sıfatı bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacı işveren tarafından iş müfettişinin işçi alacaklarına dair tespitine karşı borçlu olunmadığı gerekçesiyle itiraz edilerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına karşı dava açılmıştır. Dava bakanlığa karşı görülerek sonuçlandırılmıştır. İşçi ise davanın tarafı olarak gösterilmemiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında konu değerlendirildiğinde, davanın, taraf sıfatı yokluğundan reddi gerekmektedir. Bu sebeplerle sonucu itibariyle doğru olan kararın bu gerekçe ile ONANMASINA, 05.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.