YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/890
KARAR NO : 2013/30260
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ulusal … genel tatili ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini belirterek davalıdan kıdem-ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, ulusal … ve genel tatil alacağının ödetilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin, hakaretamiz sözler sarfetmesinden dolayı bir işçinin istifa etmesine sebep olduğu, diğer çalışanlara da hakaret içeren sözler sarfettiği, ayrıca şiddet uyguladığı, seri iş olarak gelen parçalardan artakalan kumaş parçalarını yönetime iade etmesi gerektiği halde bu kumaş parçalarını keserek çöpe atılmasına sebebiyet verdiği gerekçeleriyle haklı sebeple feshedildiğini, bundan dolayı kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, sair alacak taleplerinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, işveren tarafından yapılan feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı hususu tartışmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” başlıklı 25/II. maddesinde belirtilen hususlara uyan eylemlerde bulunması halinde, işverene, işçinin iş sözleşmesini derhal ve tazminatsız olarak feshetme hakkı tanınmıştır.
Aynı Kanunun 25/II-d. maddesi: “İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması…” hükmünü içermektedir.
Dosya içerisindeki belge ve bilgilerden, davalı işyerinde şef olarak çalışan davacının, işyerinde çalışan bayan işçilere “orospu, kaltak vs”, erkek çalışanlara “şerefsiz, ibne, yavşak” gibi sözler sarfederek hakarette bulunduğu, çalışanların kalçalarına iğne batırarak kahkahalar attığı, kumaş ruloları ile sırt, kalça ve bacaklarına vurduğu, en son, hakaretamiz sözlerinden dolayı Memnune … isimli işçinin 10.03.2010 tarihinde istifa etmek durumunda kaldığı, bunun üzerine işyerinde başlatılan soruşturma sonucunda çalışanların ifadesine başvurulduğu, davacıdan yukarıda belirtilen suçlamalarla ilgili savunma istendiği, davacının savunmasında suçlamaları kabul etmediği ve kendisine komplo kurulduğunu ifade ettiği, işveren tarafından savunmasının yeterli görülmeyerek 16.03.2010 tarihli disiplin kurulu kararı ile iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının işyerinde çalışan işçilere hakaret içeren sözler sarfettiği ve şiddet uyguladığı, bu tür olumsuz davranışlarının süreklilik ve devamlılık arz ettiği sabit olmakla, fesih haklı sebebe dayandığından kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü isabetli görülmemiştir.
3-Taraflar arasında, tazminata esas ücret hesabı hususu da tartışmalıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı işyerinde servis hizmeti imkanı sunulduğu ve bunun temini için bir başka şirket ile taşımacılık sözleşmesinin imzalandığı anlaşılmaktadır.
Davalı şirket ile dava dışı şirket arasında imzalanan Personel Servis Hizmet Sözleşmesi’nin 7. maddesinde taşımacının servis hizmetini … başına 78,50 TL karşılığında yapmayı taahhüt ettiği, 28. maddesinde “sabah getirip akşam götürmesi” hususunun bir (1) … kabul edildiği görülmektedir.
Somut olayda, bilirkişi raporunda tazminata esas ücret belirlenirken sabah ve akşam seferi ayrı ayrı … kabul edilerek hesaplama yapılmış olup, servis sözleşmesine aykırı olarak belirlenen servis ücretinin eklenmesi suretiyle tespit edilen tazminata esas ücret ile alacakların hesaplanması isabetli görülmemiştir.
Mahkemece, servis sözleşmesindeki esaslar dikkate alınmak suretiyle belirlenecek servis ücretine göre davacının tazminata esas ücreti yeniden tespit edilmeli ve hak ettiği alacaklar bu miktar üzerinden hesaplanarak sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 24.12.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacının, işyerinde diğer işçilere taciz edici hareketler yaptığı, küfürlü sözlerle hakaret ettiği dosya kapsamı ile sabittir. Davacının diğer işçilere sataşma niteliğindeki bu davranışlarının iş sözleşmesinin feshi için haklı sebep oluşturduğu kuşkusuzdur. Ne var ki; kadın işçi olan davacının çalışmaya başladığından itibaren işyerinde diğer çalışanlarla
konuşmalarında küfürlü ve argolu sözler kullandığı, taciz edici hareketler yaptığı, bu şekilde davranışlarda bulunmayı alışkanlık haline getirdiği işverence bu durumun bilinmesine rağmen gerekli uyarıların yapılmadığı, tersine müsama gösterildiği, bundan cesaret alan davacının sözkonusu davranışlarını daha da arttırdığı davacının bu davranışlarının diğer çalışanlar üzerinde baskı aracı haline geldiği anlaşılmaktadır. Davalı işveren, işyerinde gerekli huzur ortamını sağlama yükümlülüğünü yerine getirmeyerek davacının sözkonusu davranışlarının arttırarak sürdürmesine sebebiyet verdiğinden davacının 15 yıl 3 ay 15 gün olan çalışma süresi dikkate alındığında işverence iş sözleşmesinin tazminatsız olarak değil, ancak tazminatlı şekilde feshedilebileceği kabul edilmelidir. Bu itibarla mahkemece varılan sonuç somut olayın özelliğine uygun düştüğünden sayın çoğunluğun oluşturduğu bozma kararına katılmıyorum. 24.12.2013
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kararın onanması gerekir görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 24.12.2013