YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20109
KARAR NO : 2014/27917
KARAR TARİHİ : 15.10.2014
MAHKEMESİ : İzmir 6. İş Mahkemesi
TARİHİ : 07/10/2013
NUMARASI : 2013/383-2013/464
Davacı, iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebebe dayanmaksızın işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Mahkeme, davalı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü aleyhindeki davanın husumetten reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasındaki dava hakkında İzmir 6. İş Mahkemesinden verilen 07.10.2013 tarihli ve 2013/383 esas 2013/464 sayılı kararı davacı avukatınca temyizi üzerine Dairemizce 19.12.2013 günlü ve 2013/35894 esas 2013/29768 sayılı ilamı ile hükmün BOZULMASINA karar verilmiş, davacı vekili kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması isteğinde bulunmuştur.
Maddi hatanın giderilmesi isteğini içeren dilekçe ve ekleri incelendi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 gün ve 1987/2-520 esas, 1988/89 sayılı kararında belirtildiği üzere Yargıtayca temyiz incelemesinin yapıldığı sırada dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, maddi hata sebebi olarak açıklanmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04.02.1959 tarih ve 1957/13 esas 1959/5 karar ile 09.05.1960 tarih ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.
Bozma ilamında, davacı lehine feshin geçersizliği ve davacının işe iadesi yönünde hüküm kurulmasına rağmen, davacının vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğu anlaşıldığından Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının maddi hataya dayanması sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı talebinin Özeti:
Davacı, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız ve kötüniyetli olarak fesih edildiğini, işçilik haklarından asıl işveren ile alt işveren birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunduğundan, işe iade edilmemenin hukuki sonuçları olan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret alacağının tespiti ve bu alacak ve sorumluluğun her iki davalıya müteselsilen yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı kurum vekili, husumet itirazında bulunduğunu, ihale sonucuna göre ihaleyi kazanan firmalar ile sözleşme yapıldığını, asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmadığını, davanın usul ve esastan reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı şirket usulüne uygun tebligatlara rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davalı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü aleyhindeki davanın husumetten reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Mahkeme kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve bunun işçilik haklarına etkileri noktasında toplanmaktadır.
Alt işveren; bir iş yerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren alanlarda iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini, sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlamalara göre asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir.
Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Kanun’un 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır. Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 11. maddesinde de yukarıdaki anlatımlara paralel biçimde, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı Kanun’u ile asıl işverenin, bu kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, prim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt işveren ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm sebebi ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut olayda, davacının davalılardan G.. G.. Doğalgaz Temizlik İlaçlama Taah. Ltd. Şti.’ne bağlı olarak davalı kurumun Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlarda temizlik personeli olarak çalıştığı, davalı şirket tarafından herhangi bir yazılı bildirim yapılmadan iş sözleşmesinin haklı veya geçerli sebep olmaksızın feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davalılar Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Genel Müdürlüğü ile G.. G.. Doğalgaz Temizlik İlaçlama Taah. Ltd. Şti.’ne arasında imzalanan 2012-2013-2014 yılları hizmet alımı sözleşmesi bulunmaktadır. Davalılar arasında 4857 sayılı Kanuna uygun asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu ve her iki işverenin de 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesi gereğince asıl işveren ile alt işverenin iş kanunundan ve iş sözleşmesinden kaynaklanan işçi alacaklarından dolayı birlikte sorumlu olacağı dikkate alındığında ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinden birlikte sorumlu olduğu gözetildiğinde, davalı Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü aleyhindeki davanın husumetten reddine dair verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜ ile davalı G.. G..Doğalgaz Temizlik İlaçlama Taah. Ltd. Şti. tarafından yapılan feshin geçersizliğine, davacının davalı şirkette işe iadesine,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen işverenin süresi içerisinde işe başlatmaması halinde davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminatın işçinin dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davalının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davacının yaptığı 149,35 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 15.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.