YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22263
KARAR NO : 2014/36295
KARAR TARİHİ : 22.12.2014
MAHKEMESİ : Kayseri 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 01/03/2013
NUMARASI : 2011/609-2013/111
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı iş sözleşmesinin haksız olarak fesedildiğini ileri sürerek kıdem taminatı ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilgili Bölge Müdürlüğüne verdiği 17.11.2011 tarihli şikayet dilekçesinde yaş hariç emeklilik için gereken onbeş yıl hizmet süresini ve üçbinaltıyüz gün prim ödeme gün sayısını doldurması nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini belirtiği anlaşılmıştır. Mülga 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesine 25.08.1999 gün ve 4447 sayılı Kanun’un 45. maddesi ile 5. bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkanı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanmamış olsa da, işyerinden anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Sözleşmenin davacı işçi tarafından emeklilik nedeniyle feshedilmesi sebebiyle ihbar tazminatına hak kazanamayacağı ve bu nedenle ihbar tazminatı isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır.
3-Davacının hizmet süresi de taraflar arasında ihtilaflıdır.
Somut olayda davacının 08.12.1993 – 31.08.2004 döneminde ve 01.09.2004 – 10.10.2011 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek çalışma süresi hesaplanmıştır. Davalı işveren tarafından davacının 08.12.1994-1996 tarihleri arasında askerlik süresinin çalışma süresine eklendiğini ve söz konusu dönem çalışması olmadığı belirtilmiş olup, dosyaya gelen hizmet döküm cetvelinin davalının savunmasını doğrular nitelikte olduğu görülmüştür. Mahkemece söz konusu boşluk olan dönemde davacının askerlik yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, çalışmasının kesintisiz olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-İş sözleşmesinin devri halinde devreden işverenle devralan işverenin sorumluluğu açısından devreden işveren devir tarihine kadar ki kendi iş yerinde geçen çalışma süresi ve de son ödediği ücret ile sınırlı olarak işçilik alacaklarından sorumlu olur. İş sözleşmesinin devri kendine özgü üçlü bir ilişki olup devreden işverenin, devralan işverenin ve de işçinin rızasının uyuşması sonucu ortaya çıkmaktadır. Devir işleminin gerçekleşmesinden itibaren iş ilişkisi sadece devralan işverenle işçi arasında devam eder. Tazminat dışındaki işçilik alacakları bakımından devreden işveren sadece kendi dönemi ile sorumlu tutulmalıdır. Devralan işverenin ise devirden önceki dönemden müştereken ve müteselsilen devirden sonraki dönemden ise tek başına sorumlu tutulması gerekir.
Somut olayda davacının çalıştığı davalı şirket ile dava dışı şirketler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Davacı, davalı ve dava dışı şirketlerin aralarında iş hukuku yönünden ne tür bir ilişki bulunduğu, birlikte istihdam, işyeri devri ve iş sözleşmesinin devri gibi ilişkiler yönünden tüm çalışma süresini kapsayan ticaret sicil kayıtlarıda getirtilerek inceleme yapılmalı, gerekiyorsa tanıklar yeniden bu hususda dinlenmeli, hukuki bir ilişki mevcut ise, kurulan hukuki ilişkinin 4857 sayılı Kanun’a uygun olup olmadığı, davalı işverenin önceki dönemden sorumluluğu gerekip gerekmediği irdelenmeli, aralarındaki ilişkinin sona ermesinin davacının iş sözleşmesinin üzerindeki etkileri kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturularak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.