Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/22394 E. 2014/25836 K. 29.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22394
KARAR NO : 2014/25836
KARAR TARİHİ : 29.09.2014

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2014
NUMARASI : 2014/39-2014/190

Mahkemenin 16.05.2013 tarih ve 2012/1165 esas, 2013/211 karar sayılı hükmü, Dairemizin 28.10.2013 tarih ve 2013/ 27388 esas, 2013/22470 karar sayılı ilamı ile bozulmuş ise de, mahkemenin 09.04.2014 tarihli ve 2014/39 esas, 2014/190 karar sayılı kararı ile direnme kararı vermesi ve bu kararı davalı vekilinin kanuni süresi içerisinde temyiz etmesi üzerine dosya yeniden incelendi.
Davacı vekili, davacının davalı Kurumda çalıştığını, son olarak F.. Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’nde görev yaptığını, sendika üyesi olan davacıya yaptığı işe göre, Toplu İş Sözleşmesinin 22. maddesi uyarınca mali sorumluluk tazminatı ödenmesi gerektiği halde ödenmediğini iddia ederek mali sorumluluk tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı Kurumda, fatura kabul, inceleme ve ödeme birimlerinde büro memuru olarak görev yaptığı, görevinin gereği olarak yaptığı işlemler sebebiyle mali sorumluluğunun bulunduğu, aynı birimde görev yaptığı memur kadrosundaki kişilere ödenen mali sorumluluk tazminatının işçi statüsünde çalışan davacıya ödenmediği dikkate alındığında davacının mali sorumluluk tazminatına hak kazandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından; davada dinlenen memur statüsünde olup kendilerine aynı işi yaptıkları için mali sorumluluk tazminatı ödendiğini beyan eden şahitlerin ücret bordrolarının celp edilmesi, davacının tam olarak ne iş yaptığının belirlenmesi, gerekirse davalı kurumdan buna dair bilgi ve belgelerin getirtilmesi, davacının yaptığı iş itibari ile hatalı- yanlış iş yapması halinde mali sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ücretinden kesinti yapılıp yapılmadığı, genel olarak hatalı işlem yapılması durumunda kimlerin sorumlu olduğunun araştırılması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek gerekirse aynı ya da başka bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan mahkemece, memur statüsünde çalışan şahitler yeniden dinlenmiş, davalı Kurumdan davacının görev yaptığı servislerde yaptığı işlemler sebebi ile mali sorumluluğunun bulunup bulunmadığı sorulmuş, şahitlere ait birkaç ücret bordrosu celp edilmiş ve yine davacının mali sorumluluğu bulunduğu ve ödenmesi gereken mali sorumluluk tazminatının ödenmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin kararı temyizi üzerine, Dairemizin 28.10.2013 tarih ve 2013/ 27388 esas, 2013/22470 karar sayılı ilamı, davalı işveren işyerinde keşif de yapılarak davacının fiilen yaptığı işin tespit edilmesi ve yaptığı işe nazaran mali sorumluluk tazminatına hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesi gerektiğine ilişkin gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda, mahkemenin 09.04.2014 tarihli ve 2014/39 esas, 2014/190 karar sayılı kararı ile ” ilk bozma ilamı doğrultusunda bozma gereklerinin yerine getirildiği ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilen müzekkere cevabında davacının yaptığı işin mali sorumluluk gerektirdiği ve bu güne kadar bir hata yapmadığı için ücret kesintisi yapılmadığının bildirildiği, ayrıca tanık anlatımlarından da aynı iş yapan işçi statüsünde olanlara mali sorumluluk tazminatı verilmezken memur statüsündekilere verildiğinin anlaşıldığı” gerekçesiyle bozma kararına karşı direnilmiş olup, Dairemizce temyiz incelemesi sırasında maddi hata sonucu kararın bozulduğu anlaşılmakla, yapılan incelemede direnme kararının kabulü ile Dairemiz kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.09.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.