YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23133
KARAR NO : 2014/27294
KARAR TARİHİ : 13.10.2014
MAHKEMESİ : Ankara 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 15/11/2013
NUMARASI : 2012/1246-2013/1312
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 27.11.2006 ilâ 02.02.2009 tarihleri arasında alt işveren A.. Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. nezdinde, asıl işveren Türk Telekomünikasyon A.Ş. yanında çalıştığını, 30.01.2007 tarihinde davalı sendikaya üyelik için başvuruda bulunduğunu, Ankara 3. İş Mahkemesinin 2010/900 esas, 2010/785 karar sayılı ilamıyla Türk Telekomünikasyon A.Ş. işletmesinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğine karar verildiğini, ancak verilen kararda toplu iş sözleşmesindeki alacak kalemlerinden üyeliğinin işverene bildirildiği tarih olan 19.02.2008 tarihinden itibaren yararlanabileceğinin belirtildiğini, müvekkilinin üyeliğinin sendikaca işverene geç bildirildiğini ve bu suretle maddi zarara uğradığını ileri sürerek üyelik tarihi ile bildirim tarihi arasında toplu iş sözleşmesi gereğince alması gereken ancak alamadığı maddi zararının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı sendika vekili, davacının hiçbir tarihte Türk Telekomünikasyon A.Ş. işçisi olmadığını, dolayısıyla davacının üye olduğu tarihten üyeliğinin bildirildiği tarihe kadar sendika ile Türk Telekomünikasyon A.Ş. arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceğini iddia etmenin mümkün olmadığını, öte yandan işçi sendikalarının, sendikal politikaları gereğince üyelik fişlerini hangi tarihte göndereceklerine kendilerinin karar vereceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının A.. A.Ş. işçisi olduğu, üyelik işlemlerinin tamamlanmasından sonra üyeliklerin işverene toplu olarak bildirilmesinin, üyeliklerin tek tek işyerine bildirilmesine nazaran daha teminatlı olduğu, üyeliklerin bildirildiği tarihe kadar geçen sürede işlemlerin keyfi olarak geciktirildiği sonucuna varılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, sendika üyeliğinin işverene geç bildirilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın kaynağı maddi olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 2. maddesinde tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar olarak tanımlanan sendikaların amacı, yine aynı maddede, üyelerinin ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak olarak ifade edilmiştir.
2821 sayılı Kanun’un 22. maddesinin üçüncü fıkrasında da, sendika üyeliğinin, üye kayıt fişinin sendikaya verilmesi ve sendika tüzüğünde belirlenen yetkili organın kabulü ile kazanılacağı belirtilmiştir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise üyeliği kesinleşen işçinin üye kayıt fişinin birer nüshasının sendikaca onbeş gün içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ve işçinin çalıştığı işyerinin bağlı bulunduğu Bölge Müdürlüğüne gönderilmesi zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
Öte yandan, mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun 9. maddesinin ilk fıkrasına göre “Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanırlar.” Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre de “Toplu iş sözleşmesinin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanırlar.”
Dosya içeriğinden, davacının 27.11.2006 ilâ 14.11.2007 tarihleri arasında K.. Yönetim Danışmanlık A.Ş.’de çalıştığı ve 15.11.2007 ilâ 02.02.2009 tarihleri arasında ise Assistt A.Ş.’de çalıştığı, davacının 31.01.2007 tarihinde davalı sendika üyeliği sıfatını kazandığı, davalı sendika tarafından 19.02.2008 tarihinde davacının sendika üyeliğinin dava dışı Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye bildirildiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, Ankara 5. İş Mahkemesinin 2008/244 esas, 2009/371 karar sayılı ilamıyla, muvazaalı alt işverenlik ilişkisi sebebiyle davacının Türk Telekomünikasyon A.Ş. işletmesinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden, üyeliğinin işverene bildirildiği tarih olan 19.02.2008 tarihinden itibaren yararlanması gerektiğinin tespiti ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark alacaklarının tahsiline karar verilmiş ve karar 9. Hukuk Dairesinin 26.10.2009 tarihli ve 2009/39411 esas, 2009/29132 karar sayılı ilamıyla onanmıştır.
Bu maddi ve hukuki olgular ışığında, davacının yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilen ve bu dava ile de yararlanamaması sebebiyle maddi zararının meydana geldiği iddia edilen toplu iş sözleşmeleri Türk Telekomünikasyon A.Ş. ile davalı Türkiye Haber-İş Sendikası arasında bağıtlanmıştır. Davacı ise, sendika üyeliğini kazandığı tarihte toplu iş sözleşmesinin tarafı konumunda bulunmayan işveren yanında çalışmaktadır. Ayrıca, davacının sendika üyeliğini kazandığı tarihte, çalıştığı işveren ile Türk Telekomünikasyon A.Ş. arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı da bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından da, aynı dönemde muvazaa iddiasında bulunulduğuna veya bu hususta dava açmak için sendikaya verilmiş bir yetki bulunduğuna dair dosya kapsamına bir delil de sunulmamıştır.
Bütün bu açıklamalar karşısında, davalı sendikanın, toplu iş sözleşmesinin tarafı olmayan işveren yanında çalışan davacının sendika üyeliğini, Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye bildirim yükümlüğünden söz edilemez. Bu itibarla, somut olayda, davalı sendikanın sorumluluğunun bulunmadığı tartışmasız olup, davanın reddine karar verilmesi sebebiyle mahkeme kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan, davacının temyiz itirazlarının reddiyle, kararın düzeltilmiş ve değiştirilmiş bu gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.