Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/26197 E. 2014/31953 K. 17.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26197
KARAR NO : 2014/31953
KARAR TARİHİ : 17.11.2014

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, 08.11.2010 tarihinde dava konusu işçilik alacaklarına ilişkin kısmî dava açıldığı, bilahare yargılama devam ederken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girmesi üzerine davacı vekili tarafından da 18.01.2013 tarihli dilekçe ile 6100 sayılı Kanun’un 107. maddesi gereğince artırım dilekçesi verilerek dava konusu alacaklara dair talep sonuçlarının yükseltildiği, mahkemece de dava konusu alacakların belirsiz alacak olduğu kabul edilerek uygulama yapıldığı ve bu suretle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda belirsiz alacak davası düzenlenmiş değildir. Davacı vekili, davasını kısmî dava olarak açmış olup, 6100 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdikten sonra, tam ıslah yapmak suretiyle davasını belirsiz alacak davasına da dönüştürmemiştir. Bu durumda 6100 sayılı Kanun’un 107. maddesine dayanılarak iddianın genişletilmesi mümkün değildir. Davacı tarafça usulüne uygun ıslah dilekçesi de verilmediğine göre, dava dilekçesindeki talepler ile bağlı kalınarak alacakların hüküm altına alınması gerekmektedir. Bu itibarla, taleple bağlılık ilkesi nazara alınmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.