YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26428
KARAR NO : 2014/28668
KARAR TARİHİ : 22.10.2014
MAHKEMESİ : Yalova İş Mahkemesi
TARİHİ : 11/06/2014
NUMARASI : 2013/77-2014/229
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli ve haklı neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, deponun küçük olması nedeniyle malların depoda prosedüre uygun konulamadığı, personelin mesai saatleri dışında almış olduğu acil durum ihbarlarında nasıl hareket etmesi ile ilgili yazılı bir döküman olmadığı, davacının görev tanımında mesai saatleri dışında yapılan ihtarlarda görevli olup olmadığına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, bu tür durumlarda olaya müdahale etmesi konusunda kendisine işverence herhangi bir eğitim de verilmediği nedenleriyle iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunadır.
4857 Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacının görev tanımında mesai saatleri dışında su baskını gibi durumlarda görev yapacağına dair düzenleme olmasa da, mağaza yöneticisi olması nedeniyle, su baskınını haber aldıktan sonra olayı takip ederek sonuçlandırması gerekirken, iki defa aranmasına rağmen sadece bir mağaza çalışanına haber verdiği ve mesai saati başlangıcında işyerine geldiği, su baskını olayını üstlerine bildirmediği, mevcut paletlerin depoya sığmadığını bildiği halde bu sorunun çözülmesi için ilgililere bilgi verererek sorunu çözmeye çalışmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının bu olumsuz davranışlarının 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmasada, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlar niteliğinde olduğu ortada olup, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedilmesi şartlarının oluştuğu gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne dair yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harçlar kanununa göre alınması gereken 25,20 TL Harçtan peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 0,90 TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500.00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 22.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.