YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26727
KARAR NO : 2014/33554
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi
TARİHİ : 02/04/2014
NUMARASI : 2013/224-2014/429
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının 10.12.2003 tarihinde bilgi işlem görevlisi olarak işe başladığını, davacının işverenin tüm emir ve talimatlarına uygun olarak görevini yerine getirdiğini, buna rağmen davalı işverenin 22.02.2013 tarihinde davacı müvekkilinin iş sözleşmesi feshettiğini, işverinin feshinin dayandığı gerekçenin geçersiz ve haksız olduğunu belirterek, davacının işe iadesine yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin Mimarlar Odası Yönetmeliğinin 32. Maddesinin oda yönetimine verilen yetkiye dayanılarak 22.02.2013 tarihli onbeş nolu yönetim kurulu kararı ile çalışma programının uygulanması ve mali şartlar çerçevesine davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin altında yatan ana sebeplerden birinin öncelikle odanın önemli gelir kaynaklarından olan mimari proje denetimi sonrasında odanın üyelere verdiği sicil durum belgelerinden alınan ücret ve diğer belge ücretlerinin olduğunu, bu konuda 2011 yılında Danıştayda açılan bir dava neticesinde oda tarafından projenin durumuna göre belirlenen ücretlerin iptal edilerek “maktubir ücretin belirlenmesi” yönünde karar verilmiş olup bu yüzden odanın bu yöndeki gelirlerinde önemle düşüşler olduğunu, odanın gelirlerinde düşüş olmasının asıl önemli sebebin ise 03.04.2012 tarihi ile 14.04.2012 tarihlerinde “Planlı Alanlar Tıp İmar Yönetmeliği” nde yapılan değişiklikler olduğunu, yönetmelik değişiklikleri sonucunda odanın bütçesinde %50-60 arasında düşüşler meydana geldiğini, tüm bunlardan dolayı oda yönetim kurulu tasarruf tedbirleri almak için bir genelge hazırlayarak tüm birimlerinde uygulanması için ilgililere göndermiş olup oda giderleri arasında önemli bir yer tutan personel giderlerinin de azaltılması için davacı işçinin de içinde olduğu bazı çalışanların iş sözleşmesini feshettiğini, davacının iddiasının hukuka aykırı ve yersiz olduğunu belirterek, davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacının davalıya ait işyerinde 10.12.2003- 22.02.2013 tarihleri arasında dokuz yıl bilgi işlem sorumlusu olarak çalıştığı, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından gelirlerinde %40’ı aşan azalmalar meydana gelmesi, bütçelerinin büyük bir çoğunluğunu oluşturan personel giderlerinin de bu azalıştan etkilenmesi sonucu şubelerde ve temsilciliklerde bazı personelin iş sözleşmelerinin sona erdirilerek daralma ve giderlerde azaltma yapmak zorunda kalınması gerektiği belirtilerek oda yönetim kurulunun 22.02.2013 tarihli toplantıda almış olduğu 15 nolu karar gereğince davacının iş sözleşmesi 22.02.2013 tarihi itibariyle feshedilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı iş kolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. Davalı işyerinin işçi sayısının tespiti açısından işyerine ait Sosyal Sigortalar Kurumu dönem bordrolarındaki işçi sayısını gösteren bildirgelerin istenip tespit edilmesi, gerekmektedir.
Mahkemece işçi sayısının tespiti ile ilgili eksiklikler giderildikten sonra hükme esas alınan bilirkişi raporu yetersiz olduğundan, mahkemece davalı kurum kayıtlarının incelenmesi amacıyla konusunda uzman üçlü bilirkişi heyeti eşliğinde keşif ve inceleme yapılması, fesih bildiriminde fesih sebebi olarak belirtilen unsurların davacının iş sözleşmesinin feshinde geçerli sebep olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tespit edilmesi, aynı sebeple iş sözleşmesi feshedilen işçi olup olmadığı, var ise sayısı, fesih tarihinden altı ay önce ve altı ay sonrasında yeni işçi alımlarının olup olmadığı, eğer var ise hangi alanda işçi alındığının tespit edilmesi gerekmekte olup, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Bu sebeplerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.