YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26772
KARAR NO : 2014/27883
KARAR TARİHİ : 15.10.2014
MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 16/07/2014
NUMARASI : 2014/79-2014/308
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının, davalı Türkiye Taş Kömürü’ne ait işyerinde alt işveren davalı K.. Şirketinin işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ile yol ve yemek ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı Türkiye Taş Kömürü vekili; davanın husumet ve esastan reddini istemiştir.
Davalı Kasmet vekili; iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, günlük brüt ücretinin 27,65 TL olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacının 08.10.2008 tarihinde (taleple bağlı kalınarak) alt işveren davalı Kasmet İnşaat firmasının işçisi olarak, diğer davalı üst işveren Türkiye Taş Kömürü A.. Müessese Müdürlüğüne ait işyerinde çalışmaya başladığı, iş sözleşmesinin 23.08.2010 tarihinde davalı altişverence haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yol ve yemek ücreti alacağı olduğu, fazla mesai yaptığı, davalılar arasında asıl işveren – alt işveren ilişkisi bulunduğu ve alacaklardan birlikte sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, kanuni süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edilip edilmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Dosya içeriğinden, ilk kararın, davalılar temyizi üzerine, “Somut olayda, davacı haftada en az 3 gün 3’er saat fazla çalışma yaptığını ileri sürmüş, davalı K.. A.. vekili ise işyerinde 08:00-16:00, 16:00-24:00 ve 24:00-08:00 saatleri arasında 3 vardiya halinde çalışıldığını, günde 1,5 saat çay ve yemek molası verildiği için fazla çalışma yapılmadığını, çok nadir fazla çalışma yapıldığı zamanlarda ise işçilere ücretlerinin ödendiğini savunmuştur. Dinlenen taraf tanıkları da davalı işyerinde 3 vardiya sistemine göre çalıştıklarını beyan etmişlerdir. Buna göre, davalı işyerinde 3’lü vardiya sistemine göre çalışıldığı sabit olup, kural olarak 3’lü vardiya sisteminde fazla çalışma yapılması mümkün olmasa da davalı işyerinde nadiren de olsa fazla çalışmanın yapıldığı davalı K.. A.. vekilinin kabulündedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, üçlü vardiya düzeni dikkate alınarak fazla çalışma iddiası haftalık 45 saat üzerinden değerlendirilmek yerine, davacı iddiası gibi haftada 3 gün 3 saatten 9 saat fazla çalışma yapıldığı kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılmışsa da, ara dinlenme süresinin kaç saat kabul edildiği ve haftalık 45 saati geçen çalışmanın ne şekilde belirlendiği açıklanmamıştır. Mahkemece Yargıtay’ın bugüne kadar yerleşmiş hesaplama yöntemine aykırı ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, ilk kararın davalılar tarafından temyiz edildiği, mahkemece, bozma öncesi, davacının haftada 9 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti alacağı hesabı yapıldığı, bozmadan sonra, davacının hafta içi 6 saat ve hafta tatilinde 7 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek, haftalık 13 saat üzerinden fazla çalışma ücreti alacağı hesaplandığı anlaşılmış olup, buna göre, davalı yararına bozma öncesi oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.