YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27286
KARAR NO : 2014/34071
KARAR TARİHİ : 02.12.2014
MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi
TARİHİ : 30/05/2013
NUMARASI : 2011/558-2013/601
Y A R G I T A Y K A R A R I
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 321. maddesinin 2. fıkrasında, “Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir.Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu sebeplerle basit yargılamada 6100 sayılı Kanun’un 297/2. maddesindeki unsurları taşıyan hükmün, 6100 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca gerekçeli olarak açıklanması zorunludur.
6100 sayılı Kanun’un 321. maddesindeki “hükme ilişkin tüm hususlar”dan kastedilen 6100 sayılı Kanun’un 297. maddesindeki unsurlardır. Taraflarca süre tutum dilekçesinin verilmesi gerekçeli kararın tebliğ edilmemesinden kaynaklanmaktadır. Gerekçeli karar tebliğ edildiğinde taraflar gerekçeli temyiz dilekçesi ile temyiz haklarını kullanabileceklerdir. 6100 sayılı Kanun’un “hukuki dinlenilme” başlıklı 27. maddesi, Anayasa’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi nazara alındığında gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesi gerektiği açıktır.
Öte yandan, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun 433. madde hükmü gereğince tarafların kararın temyiz edildiğinden haberdar edilmeleri ve katılma yoluyla temyiz talebinde bulunma haklarını kullanmaları için temyiz dilekçelerinin de diğer tarafa tebliğ edilmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre, Dairimizin 02.07.2014 tarihli 2013/24236 esas, 2014/20861 karar sayılı ilamı ile gerekçeli kararın davalı vekiline tebliği hususunda dosya geri çevrilmiş ise de; karar başlığında davalı vekili olarak yer alan Avukat K. Y.’nın, davalı şirket tarafından 23.04.2013 tarihinde azledildiğini belirterek tebligatı iade ettiği görülmektedir.
Dosya içerisine ibraz edilen Ankara 62. Noterliğinin 06.07.2011 tarihli 13749 yevmiye vekaletnamesi içeriği ile de davalı şirketin Avukat K. Y. dışında, Avukat S. G.ve Avukat İ. G. K. tarafından da vekil olarak temsil edildikleri görülmektedir.
Bu durumda gerekçeli kararın davalı vekilleri Avukat S. G. ve Avukat İ. G. K.’a tebliğ edilmesi, temyiz dilekçesinin de karşı tarafa yöntemince tebliğ edilerek temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 02.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.