Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/28310 E. 2014/29170 K. 27.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/28310
KARAR NO : 2014/29170
KARAR TARİHİ : 27.10.2014

MAHKEMESİ : Ankara 10. İş Mahkemesi
TARİHİ : 02/07/2014
NUMARASI : 2013/1861-2014/770

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek işe iadesini ve tazminat ve alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının belirli süreli sözleşme ile çalıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının yargılama aşamasında davadan feragat ettiği, davacının açtığı davadan feragat etmesi durumunda yeniden işe alınacağı gerekçesi ile bölüm müdürü Kadir Ebeperi tarafından kandırılmış ise de, bu durumun işvereni bağlamayacağı gerekçesi ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının yargılama devam ederken verdiği davadan feragat beyanının irade bozukluğuna dayanıp dayanmadığı taraflar arasında tartışmalıdır.
01.10.2011 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “davadan feragat” başlıklı 307/1. maddesinde; “Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.” şeklinde tanımlanmaktadır. Aynı Kanun’un 311/1. maddesinde: “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
Feragatin davayı sona erdiren kesin bir usul işlemi olması nedeniyle feragatten dönülmesi olanaksız ise de, davacı taraf feragatin hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olduğunu aynı davada ileri sürebilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı Baskı, Cilt V, s.3646 vd).
Bu gibi durumlarda yapılması gereken, feragatin geçersizliği iddiasının hadise olarak aynı mahkemede görülüp, sonuçlandırılmasıdır.
Somut olayda, davacı asil işe iade istemine ilişkin davanın yargılaması devam ederken 23.01.2014 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
07.02.2014 tarihli duruşmada ise, fabrikadaki bölüm müdürünün “derhal açtığın davadan vazgeç ve buna ilişkin belgenin bir suretini bana getir, seni işe alacağız” dediğini, bunun üzerine davadan feragat ederek belgeyi bölüm müdürüne götürdüğünü; ancak yeniden işe başlatılmadığını, kandırıldığını beyan etmiştir. Davalı vekili, işe alınma usulünün işyeri yönergesi ile belli olduğunu, davacıdan eski çalışanların yıl içerisinde potansiyel olarak değerlendirilmesi kapsamında işbaşvuru formu alındığını ve bununla işe alım sürecinin başlatılmadığını savunmuştur. Mahkemece, davacı bölüm müdürü Kadir Ebeperi tarafından kandırılmış olsa dahi bu eylemin davalı işvereni bağlamayacağı gerekçesi ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. Ancak , davalının olay tarihinde işyerinde uygulanan işe alım usulünü düzenleyen yönergesinin davacıya tebliğ edildiğine ilişkin dosya içerisinde belge bulunmamaktadır. Davalı işverinin dava devam ederken davacıdan işbaşvuru formu aldığı taraflar arasında tartışmasızdır. Yeminli dinlenen ve işyerinde daha önce çalışan davacı tanıkları da davacının iddiasını doğrulamışlardır. Hernekadar davalı yeniden işe alım sürecinin başlatılmadığını savunmuşsa da, açıklanan bu olgular karşısında davacının yeniden işe alınacağı ümidi ile işverene güvenerek davadan feragat ettiği, iradesinin davalı işverenin etkisi ile hata nedeniyle sakatlandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davadan feragata yönelik işlemin irade bozukluğuna dayanıp dayanmadığı meselesinin 6100 sayılı Kanun’un 163 ve 164. maddeleri uyarınca ön sorun olarak değerlendirilerek feragat beyanının iptaline karar verilmeli ve ardından işin esasına girilmelidir. Yazılı gerekçe ile davanın feragat nedeni ile reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.10.2014 günü oybirliği ile karar verildi.