YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/29182
KARAR NO : 2014/31842
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının iş sözleşmesinin görev ve sorumluluklarını tüm uyarılara rağmen gereği gibi yerine getirmediği, bu nedenle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca feshedildiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yıllarca verimli ve düzenli olarak çalışan bir işçinin zaman içinde veya bir dönem içerisinde verimsiz çalışabileceği hususu dikkate alınmadan iş sözleşmesinin feshedildiği gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; davacı tıbbi satış temsilcisi olarak 20.10.1997-03.10.2013 tarihleri arasında davalı işverene bağlı olarak çalışmakta iken, iş sözleşmesi görev ve sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmediği gerekçesi ile feshedilmiştir. Mahkemece iş akdinin geçerli neden olmadan feshedildiği gerekçesi ile feshin geçersizliğine hükmedilmiş ise de, dosyada davacı hakkında düzenlenmiş üç farklı tarihli tutanak ve alınan savunma içeriklerinden davacının görev ve sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmeyerek, işin yürütümünde olumsuzluklara sebebiyet verdiği,bu hususta uyarı aldığı anlaşılmaktadır. Yapılan uyarı ve ihtara rağmen aynı tutumu sürdüren davacı hakkında feshin geçerli sebebe dayandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 90,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 13.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.