Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/31317 E. 2014/33735 K. 27.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31317
KARAR NO : 2014/33735
KARAR TARİHİ : 27.11.2014

MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. İş Mahkemesi
TARİHİ : 11/06/2014
NUMARASI : 2013/623-2014/383

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

İş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-ı maddesi gereğince haklı sebeple feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, meydana gelen olayda davacının kusurlu olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-ı maddesidir. Anılan hükümde ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (ı) alt bendinde, işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin davalı şirkete ait işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 22.02.2010 tarihli fesih bildirimi ile, 13.02.2010 günü davacının nöbeti sırasında meydana gelen hırsızlık olayında kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, 4857 sayılı Kanun’un 25/II-ı maddesi uyarınca işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması işini savsaklayarak işvereni otuz günlük ücreti tutarında ödeyemeyecek derecede kayba uğrattığı gereği haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, güvenlik görevlisi olan davacının olay günü 07.00-15.00 saatleri arasında nöbetçi olduğu, işyerinin diğer noktasında M.. D..isimli işçinin nöbetçi olduğu, saat 15.30 sıralarında M.. D..’den nöbeti devralan görevlinin 15.30 sıralarında hırsızlık olayını farkettiği, davacının savunmasında olayı farketmediğini belirttiği, M.. D..’in savunmasında davacının nöbet yerini bırakarak kendisinin yanına geldiğini, uyarmasına rağmen yanında bir süre kaldığını beyan etmiştir. Buna göre, davacının görev yerinden bir süreliğine de olsa ayrıldığı, nöbetçi olduğu sırada gerçekleşen olayı farketmediği anlaşılmaktadır. Davacının bahsedilen eylemi her ne kadar fesih için haklı sebep ağırlığında değil ise de, işbu eylemlerinden dolayı işveren ile işçi arasındaki güven ilişkisinin sarsıldığının kabulü ile işverenden iş ilişkisinin sürdürülmesinin beklenemeyeceği gözetilerek iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini kabul etmek gerekir. Mahkemece, fesih geçerli sebebe dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle kabulü hatalı görülmüştür.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 27.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.