YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/32585
KARAR NO : 2014/32908
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
MAHKEMESİ : Kayseri 3. İş Mahkemesi
TARİHİ : 10/06/2014
NUMARASI : 2014/149-2014/330
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin resmi kurumların ihalelerine katıldığı temizlik hizmetleri sunduğunu, Kayseri M.. Belediyesinin düzenlediği temizlik ihalesine katıldığını ve ihaleyi alarak temizlik hizmetlerini yürüttüğünü, müvekkilinin ihale şartnamesinde belirlenen şartlar dahilinde işçilere ödeme yaptığını, şartname haricinde herhangi bir şart ile sözleşme yapma yetkisi olmadığı gibi şartname haricinde bir sözleşme yapması durumunda ise ihale sözleşmesini yerine getirme şartları bozulacağından ihale sözleşmesinin feshedileceğini, bu sebeple yetki tespitinde muhatabın asıl işveren olan belediye başkanlığı olması gerektiğini ileri sürerek yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yargılama sonunda Diyarbakır İş Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, bilahare kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde yetkili mahkemeye gönderme talep edilmediği gerekçesiyle, 18.07.2014 tarihli ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Temyiz:
Davacı vekili, davalı tarafa gerekçeli kararın tebliğ edilmediğini ve bu sebeple kararın henüz kesinleşmediğini ileri sürerek 18.07.2014 tarihli ek kararı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 321. maddesinin 2. fıkrasına göre “Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir”.
6100 sayılı Kanun’un 321. maddesindeki “hükme ilişkin tüm hususlar”dan kastedilen 6100 sayılı Kanun’un 297. maddesindeki unsurlardır. Anılan maddede ise, hükmün ihtiva etmesi gereken unsurlar ayrıntılı şekilde belirtilmiştir.
Açıklanan kanuni düzenlemelere göre, sadece hüküm özetinin tutanağa yazdırılarak kararın tefhim edilmesi, mahkeme kararının kesinleşmesi için yeterli olmayıp, ayrıca usulüne uygun olarak oluşturulan gerekçeli kararın da taraflara tebliğ edilmesi şarttır.
Mahkemece, 18.07.2014 tarihli ek karar ile, davalı vekiline tefhim edilen, davacı vekiline tebliğ edilen kararın kesinleştiği ve süresinde yetkili mahkemeye gönderme talep edilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, ek karar, dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Somut olayda, mahkemece verilen yetkisizlik kararı, sadece davalı vekilinin katıldığı 10.06.2014 tarihli oturumda, hüküm özeti tutanağa yazdırılarak tefhim edilmiş, daha sonra 6100 sayılı Kanun’un 297. maddesindeki unsurları içerir gerekçeli karar, sadece davacı vekiline tebliğ edilmiş, davalı vekiline tebliğ edilmemiştir. Şu halde, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, gerekçeli kararın davalı vekiline tebliğ edilmemesi sebebiyle mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Hal böyle olunca, 6100 sayılı Kanun’un 20. maddesinde belirtilen iki haftalık sürenin başladığından da söz edilemez. Bu itibarla, mahkemece, gerekçeli kararın usulünce davalı vekiline tebliğ edilerek, bu suretle mahkeme kararının kesinleşmesinin sağlanması ve bundan sonra 6100 sayılı Kanun’un 20. maddesi hükmünün uygulanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan 18.07.2014 tarihli ek kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.