Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/33830 E. 2014/36254 K. 22.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33830
KARAR NO : 2014/36254
KARAR TARİHİ : 22.12.2014

MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 15/04/2013
NUMARASI : 2009/553-2013/275

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı firmada servis müdürü olarak 17.02.2005-26.02.2009 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini beyanla ödenmeyen işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, iş sözleşmesinin alınan işletmesel karar sebebiyle feshedildiğini, davacının tüm ücretlerinin ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınarak davacının kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık ücretli izin, genel tatil alacağı taleplerinin kabulüne, ücret alacağı talebinin karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
6100 sayılı Kanuna göre süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı def’inin geçerli sayılabilmesi için davacının açıkça muvafakat etmesi gerekir. Süre geçtikten sonra ileri sürülen zamanaşımı def’ine davacı taraf muvafakat etmez ise zamanaşımı def’i dikkate alınmaz.
Somut olayda davacının ıslah dilekçesinin davalıya 26.06.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ıslaha karşı 02.08.2012 tarihinde zamanaşımı def’inde bulunduğu, davalının iki haftalık sürede ileri sürülmeyen zamanaşımı def’ine, davacının muvafakat etmediği anlaşılmasına göre davalının süresinde ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunmadığı gözetilmeksizin mahkemece dava konusu fazla mesai ve genel tatil ücreti alacakları yönünden ek rapor alınarak, ıslaha karşı zamanaşımı def’i değerlendirilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının dava dilekçesi ile ikramiye ücreti alacağına ilişkin olarak talepte bulunduğu halde mahkemece bu talebe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.