Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/15319 E. 2017/13285 K. 05.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15319
KARAR NO : 2017/13285
KARAR TARİHİ : 05.06.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı … vekili, ihale makamı konumunda bulunduklarını, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını fazla çalışma yaptığı, hafta tatillerinde ulusal bayram ve genel tatilde çalıştığı hususunun gerçeğe aykırı olduğunu, yıllık izinlerini kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusundadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatili çalışmalarının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıklar ile davalı ile husumet içerisinde olan anlatımlarına değer verilemez.
Dosya içeriğine göre, fazla mesai tanık anlatımlarına dayalı olarak hesaplanmış ve hüküm altına alınmıştır. Ancak beyanları esas alınan tanıklardan … davacının kendisi ile birlikte 07:30 da işe geldiğini, kendisi 17:00 işyerinden ayrılmasına rağmen davacının çalışmaya devam ettiğini beyan etmiştir. 17:00 dan sonraki beyanı görgüye dayalı olmadığından hükme esas alınamaz. Diğer tanık … ise 2009 yılına kadar belediyede çalıştığını beyan ederek davacının 07:00 den 21:00,22:00,23:00’a kadar çalıştığını ifade etmiş ancak davacıdan yaklaşık 2 yıl önce işyerinden ayrılmıştır. Diğer davacı tanığı … ise davacının 07:00 sabah vardiyası ile işe başlayıp akşam vardiyasının işe başladığı 20:30-21:00 kadar çalıştığını beyan etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 07:00-21:00 saatleri arası günlük 14 saat çalıştığı 1,5 saat ara dinlenme düşülmesiyle 12,5 saat çalıştığı, 6 gün çalışmasının hafta tatilindeki 7,5 saatin üzerindeki 5 saatlik fazla çalışmasının da ilavesiyle 35 saat olduğu değerlendirilmiştir.
Tanıkların davacıyla aynı bölümde çalışıp çalışmadıkları ve ne iş yaptıkları belli değildir. Tanıkların yeniden beyanı alınarak görgüye dayalı saatlere itibar edilerek hesaplama yapılmalı varsa fazla çalışma alacağı hakkında hüküm kurulmalıdır. Mevcut tanık beyanlarına göre davacının haftalık 35 saat fazla çalışma yaptığının kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.