YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16399
KARAR NO : 2017/15648
KARAR TARİHİ : 03.07.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini, Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin gerçek ücret üzerinden ödenmemesi, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile haklı sebeple feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, kendi el yazısı ile yazdığı dilekçe ile istifa ederek işten ayrıldığını, aleyhine başlatılan icra takibi nedeni ile maaşına haciz gelmemesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi olmadan dışarıdan başka şirketlerde iş yapacağını belirterek istifa ettiğini, işten ayrıldıktan sonra … 27. İcra Müdürlüğü’nün 2012/10824 esas sayılı dosyası ile haciz müzekkeresi geldiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kendi el yazısı ile yazdığı dilekçe ile istifa ederek işten ayrıldığı, sonradan ihtarname göndermesinin sonuca etkili olmadığı belirtilerek kıdem tazminatı ile genel tatil ve hafta tatili ücretlerinin reddine, fazla mesai ve yıllık izin ücreti taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalıştığı iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili alacaklarının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatilinin ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili çalışmalarının yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili çalışması olup olmadığı araştırılmalıdır.
Dosya içeriğine göre, boyacı ustası olarak çalışan davacının fazla mesai ücreti alacağı, tanık … ‘un davalıya karşı davası bulunması nedeni ile beyanının esas alınamayacağı, diğer iki tanığın beyanlarının birbiri ile çelişkili ancak bunlardan …’ in beyanının davalı tanıkları ile uyumlu olduğu belirtilerek bu tanığın beyanından hareketle hesaplanmıştır. Hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları yine aynı tanığın beyanları esas alınarak reddedilmiştir. … ise yeminli beyanında 2012 yılı Eylül ayında, davalı işyerinde çalışmaya başladığını belirtmiştir. Davacı 28.09.2012 tarihinde işten ayrılmıştır.
Hesaplamaya konu dönemde, işyerinde çalışması bulunmayan ve çalışma şekline ilişkin görgüye dayalı bilgisi olmayan tanıkların beyanının esas alınması mümkün değildir.
Bu sebeple, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının, yeminli dinlenen davacı tanıkları …ve …’in davacı ile aynı anda işyerinde çalıştıkları süreler bakımından beyanları esas alınarak temyiz eden davacı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.