Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/17333 E. 2017/22033 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17333
KARAR NO : 2017/22033
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin … 17. Bölge Müdürlüğü’nde 1983 yılında geçici işçi statüsünde çalıştığını, daha sonra ise 1998 yılında daimi işçi kadrosuna geçtiğini, Mayıs 2015 tarihinde emekli olduğunu, müvekkilinin davalı kurumda uzun bir süre çalışmasına rağmen çalıştığı süreye tekabül eden hiçbir ücretli izin hakkının kullandırılmadığını, ayrıca müvekkilinin emekli olduktan sonra yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmediğini, müvekkilinin … Sendikasına bağlı olarak çalıştığı için sendika ile kurumun imzaladığı toplu iş sözleşmesindeki şartlara tabi olarak çalıştığını ileri sürerek yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, davacının 14/04/2014 tarihinde kendi isteği ile emekli olduğunu, tüm hak ve alacaklarının kendisine ödendiğini, davacının hak etmiş olduğu yıllık izinlerin tamamını kullandığını, herhangi bir izin alacağının kalmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 31.12.1998-14.04.2014 tarihleri arasında daimi kadroda çalıştığı süre içerisinde toplu iş sözleşmesi kapsamında hak ettiği ücretli yıllık izin haklarının toplamının 370 gün olduğu ve 52 gün dışında izin kullandırılmadığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Dosyaya davalı işverence sunulan yıllık izin talep ve onay formlarının bir kısmı imzasız olup mahkemece dikkate alınmamıştır. Ancak imzasız izin talep dilekçelerinin incelenmesinde dört amire ait onay imzalarının bulunduğu görülmektedir. Bu halde, davacının 15 yıl boyunca sadece 52 gün yıllık izin kullanarak çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alınarak, Mahkemece; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesine göre hakimin davayı aydınlatma yükümü gereği davacı asilden, onaylı izin talep dilekçelerinde belirtilen iznin kullandırılıp kullandırılmadığı ,yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı, kaç gün yıllık izin kullandığı, kaç gün kullanmadığı sorularak netleştirilmeli ve işyeri kayıtları da birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2017gününde oybirliği ile karar verildi.