YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17364
KARAR NO : 2017/21803
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini emeklilik nedeni ile feshettiğini; ancak, kullandırılmayan yıllık izinlere ait ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, öncelikle zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda; mahkemece dosya kapsamındaki yıllık ücretli izin defteri kayıtlarına göre davacının 1983- 2012 dönemi için bakiye 203 gün izin hakkının mevcut olduğu belirtilerek hüküm kurulmuştur. Söz konusu yıllık izin belgesinde, davacının 1987 yılından itibaren kullandığı yıllık izinlerin gösterildiği, 1983-1987 arası dönemde hak edilen yıllık izin süresine ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı, öte yandan belge üzerinde davacı imzasının bulunmadığı görülmektedir.
Bu itibarla, 6100 sayılı Kanun’un hakimin davayı aydınlatma görevini düzenleyen 31. maddesinde yer alan hükmü gereğince, mahkemece davacıdan 1983 – 1987 arasındaki dönem için hak kazanılan yıllık izinlerin ne kadarının kullanıldığı sorulmalı ve dosyadaki yıllık ücretli izin defterindeki kayıtlar davacıya gösterilerek bu belgeye karşı, 1987 yılından itibaren yıllık izinlerin ne kadarının kullanıldığı konularında ek beyanları alınmak suretiyle konu aydınlatılmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, yıllık izin ücreti alacağı konusunda eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan mahkeme kararının yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.10.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.