YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18008
KARAR NO : 2017/22845
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 2001 yılından beri davalı …’a ait … ili … ilçesi … köyü mevkiinde role istasyon koruyucusu olarak çalıştığını, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücretlerinin ödemediğini, aylık ücretlerinin eksik ödendiğini belirterek anılan alacakların davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultsunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen hafta tatili ve genel tatil alacağının ödendiği varsayılır.
Hafta tatili ve genel tatil çalışmasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Anılan çalışmaların bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de hafta tatili ve genel tatil çalışması olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları tanık beyanlarına dayanılarak hesaplanmış, Mahkemece hüküm altına alınmıştır. Ancak davacı ile aynı zamanda ve aynı işyerinde çalışmadıkları anlaşılan tanık beyanlarına göre anılan alacakların ispatlandığının kabul edilmesi hatalıdır. Davacı tanıklarının hesaplamaya konu döneme ilişkin, işyerindeki çalışma düzenini bilmeleri mümkün görülmeyip diğer delillerle de bu iddiaların, hesaplamaya yarar şekilde ispatlanamadığı anlaşılmakla, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bomayı gerektirmiştir. (Dairemizin 02.05.2016 tarih, 2015/5278 esas- 2016/12788 karar ve 2015/5279 esas- 2016/12789 karar sayılı ilamları da bu yöndedir. )
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.10.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.