YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19578
KARAR NO : 2017/22897
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 23/11/2007 tarihinde işe başladığını, askerlik için ayrıldığı tarih olan 15/05/2011 tarihine kadar çalıştığını, askere gittiği tarihte hak ettiği tazminatlarının ödenmediğini beyan ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işten ayrılırken bütün alacaklarını almış olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti bakımından davacı tanık beyanlarına itibarla hesaplamaya gidilerek haftalık 42 saat fazla mesai alacağı hesaplandığı görülmekle birlikte, davacının davalı şirkette servis şoförü olarak çalıştığı, Dairemizden geçen 2014/33732E-2016/3833K. Sayılı ilamı ile 2014/33733E.- 2016/3834K. Sayılı ilamlarında bozma konusu edilen hususun sadece “fazla çalışma ücreti hesaplamasında, yıllık izinde olduğu ispatlanan dönemlerde davacının çalışması söz konusu olamayacağından, bu dönemlerin dışlanması” gerektiğine ilişkin olduğu, bahsi geçen dosyalarla ilgili olarak davacıların aynı işi yaptığı ve fazla çalışma ücretlerinin haftalık 26.5 saat üzerinden hesaplandığı ve bu hususun bozma konusu yapılmadığı dikkate alındığında mahkemece 42 saat üzerinden yapılan hesaplamanın kabulü ile fazla mesai alacağının hüküm altına alınması hatalı olup, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.