Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/20929 E. 2017/25349 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20929
KARAR NO : 2017/25349
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil, hafta sonu, ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delilerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davalı tarafından yapılan feshin haklı nedenle dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.Somut olayda, işyerinde bahçıvan olarak çalışan davacının iş sözleşmesi davalı işveren tarafından, yasal çalışma saatleri içerisinde görev tanımına uygun şekilde verilen talimatlara uymadığı, tüm ikazlara karşın bu tutumunu sürdürmeye devam ettiği, site yöneticisine hakaret ve tehditlerde bulunduğu ve site sakinlerine para karşılığı olmayan hizmetleri para isteyerek yapma teklifinde bulunduğu nedenleriyle 4857 İş Kanununun 25. maddesinin 2. bendi (b)-(e)-(h) fıkraları gereği feshedilmiştir. İşverenin yönetim hakkı kapsamında verdiği talimatlara işçi uymak zorundadır. İşçinin talimatlara uymaması işverene duruma göre iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle fesih hakkı verir. Dosya içeriğine göre; davacı işçinin, işveren yönetimince mesai saatlerine göre oluşturulan çalışma düzenine uymak istemediği, verilen talimatlara karşı geldiği hakkında düzenlenen ve içerikleri tutanak tanıklarınca doğrulanan tutanaklar ile sabittir. Bu husus göz önüne alındığında, davacının yapmakla yükümlü olduğu görevlerini gereği gibi yerine getirmemekte ısrar ettiği, buna göre davalı feshi haklı nedene dayandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalıdır.
3-Davacının ücret alacağı olup olmadığı taraflar arasında diğer bir uyuşmazlık konusudur.Somut olayda, davacı 3.400.00 TL ücret alacağı olduğunu, bunun karar defterinde yer aldığını iddia etmiş, davalı işveren, 06.07.2013 tarihli genel kurul esnasında davacının da genel kurul da hazır bulunduğunu, davalı siteden 3.400,00 TL maaş alacağı olduğunu bildirdiğini ve bu beyana itibar edilerek 3.400,00 TL alacağı bulunduğunun karara geçtiğini, ancak değişen site yönetiminin elindeki mevcut banka hesapları incelendiğinde davacının bu miktarda alacak talebinin mümkün olmadığının o tarihte yapılan hesaplamaya göre yalnızca 418,00 TL alacağının bulunduğunu tespit ettiklerini, eski yönetimin eksik evrak vermesi nedeniyle hesapları netleştiremediklerini, bu nedenle davacıya ödeme yapılamadığını, bu durum üzerine eski yönetimden konuya ilişkin gerekli bilgi ve belgelerin talep edildiğini, sunulan belgelerle yapılan hesaplamada davacının genel kurul tarihi itibariyle siteden alacağı bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece davacı iddiası gibi 3.400,00 TL ücret alacağı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, dosya kapsamında davacının talebinin hangi aylara ilişkin olduğu açıklığa kavuşturulmadığı gibi dosyaya davalı işverence sunulan bir kısım ödeme belgelerinin, işveren banka kayıtları ve muavin defterlerinin, elden1.000,00 TL ödeme yapıldığına ilişkin davalı savunmasının değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, öncelikle Mahkemece davacıya ücret alacağının hangi aylara ilişkin olduğu açıklattırılmalı ardından davacıya ait banka hesap kayıtları da dosyaya getirilerek davalı işverence ödemeye ilişkin sunulan tüm belge ve kayıtlar incelenmek suretiyle bilirkişiden denetime elverişli olacak şekilde rapor alınarak denetlenmeli ve sonucuna göre ücret alacağı hakkında bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4- Kabule göre de, davalı tarafından yatırıldığı anlaşılan 250,00 TL bilirkişi ücretinin davacı tarafından yatırılmış kabul edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi de hatalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

A.G